Kızını kaybetmiş babalar gibiyim parkta.
Uzaktan sanki sesini alabiliyorum.
Betonlar dökmüşler ayaklarıma sözde.
Artıyor ağrım, atamıyorum adım.
Ne gidebiliyorum, ne kalabiliyorum.
Param yok ama şeyim var.
Mülayim bir köpeğim var.
Veririm almaz ben al demeden.
Bilmem ne bulur benim gibi bir delide.
Hem huysuz bir ameleyim ben.
Hem de yoksul bir hademe.
Hani biz her akşam olunca, oturunca ailecek kuru bir sofraya,
Hani ediyoruz ya duamızı ezbere, o yiyecekleri bize bahşedene yürekten.
Bunu da bulamayanlar var diyerekten.
Hani sorularını soruşlarında masumca, o solgun yüzleriyle çocuların,
Paramız olunca alırız yalanıyla avuturuz ya onları, yüreğimizde ince bir sızı duyaraktan.
Bu gece alabildiğine efkarlıyım dayı,
Ali Dayı.
Donat masayı.
İstemem rakı, makı.
Olabildiğince demli doldur benim çayı.
Koyu olsun koyu.
Küçücük bir çocuğum ben,
Karanlık bir kuyuya intikal ediyorum tek başıma, tek isteğim sonsuz bir istirahat.
Ne olur rahatsız etmesinler, o derin münakaşalarıyla meşgulken büyüklerim.
Çok bekledim çok, susup birazcıkta beni dinlemelerini, benimle alâkadar olmalarını dilerdim hep, ama olmadı.
Müsaade etmediler oyuncaklarımla oynamama küçük bir alan bırakarak, şu uçsuz bucaksız ovalarda.
Sığdıramadılar saatlerce zamana bu minicik saniyeyi de.
Balkonuma buğday döktüm, mermerler kuş dışkısı oh!
Şeker bıraktım kapımın kıyısına, götürsün karıncalar.
Çırptım sofrayı bahçeye, yine kızdırdım mı bilmem alt komşuyu.
Soğuktu ve yağmur yağıyordu ve yalnızdım.
Teras da köpek gezdirdim oh!
Koridor da kedi gezdirdim, bir sokak kedisi.
Bir derenin kenarında iki bira, durdum bakıyorum,
Kafam berrak.
Dere bulanık akıyor, arıyorum kendimi suda.
Suda beni arıyor gibi biri, o çamurlu suyun içinde.
Çamurlu suyun içinde esmer bir ben var.
Azılı açar kurk ve ağrılı.
Hem sever kokusunu içmenin hem nefret eder oldum olası.
Etini öpmenin ve boşalmanın o etin içine.
Ne garip körler ve göremeyenler görenlerle bir.
Kaktüs ekiyor bazı analar oğullarının tenine.
Ne garip.
Gitte sana bi baksınlar.
Kotarsınlar uçkurunu kopmadan.
Hemen tahliye etsin memleketimin hakimleri.
Kurtarsınlar.
Her kimse komutanların, boynuna som altından madalyalar,
Ressam bilmesede çizmeyi bir resim,
Kalın bir fırça, bir kaç fırça darbesi,
Tuvalde bulanık bir renk cümbüşü,
Cilalı bir kaç cümle falan.
Ve etrafında gözsüz kulaksız yüzler, binler, yüzbinler.
Sorsan herkes anlar sanattan.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!