Her an ölebilirim.
Belki bulmaz bir yılı.
Günlerim sayılı.
Bıçağında bir katilin seri.
Hadi saksı düştü diyelim.
Diyelim ki bir uçak düştü kafama.
Çok geç çıkıyorum tuvaletten, kimbilir kimler bunun farkında.
Elimde kükürtlü, yağlı bir kalıntı orgazm.
En sonlarda duruyorum düğün sonrası sırada.
Uzatmışım elimi, çarpık bir çıkıntı, içimde dopdolu bir sıkıntı.
Arıyor gözlerim seni o sırada.
Herkese toka.
Hesabı sorulmalı.
Üzülen milyonlarca ananın, yarin,
Gözlerden süzülen masum yaşların,
Çatılan kaşların,
Hesabı sorulmalı.
Koşulsuz biat,
Emirlere itaat,
Aza kanaat,
Hakkından feragat,
Zorluğa sebat,
Haksızlığa sükut,
Şerif Amca öldü işte, müjde size.
Mutlu olsun bazıları.
O bazıları varya o,
O bazıları belki kınalarda yakar kuytularına.
Dün sabah ölüvermiş, bizler koyduk toprağa.
Haberiniz olsun.
Bas bas bağırıyor Hulki " Duyan var mı?"
Mevzuata uyacaksın diyor kanun
Uyan var mı?
Çürük çürük ağrıyor sırtım, belimi çiğnesene Hulki, lakin hafifsin halbuki.
Satsana onurunu sende, elde etmek için makam mevki
Yıkılan binaların zemîni hep dükkan.
Hep kazanmak üzerine yapılan inşaat.
Çürük bir faydır aslında kırılan.
Sarsılınca ekonomin yerin altından.
Koca koca apartmanlar yerle yeksan.
Ne kadar değersizdir insan.
İçim yanıyor içim içim!
İçim yanıyor!
Yanıyor ben bile bilmeden neden yandığını.
Yara var, bir doğum lekesi.
Sanki birilerini öldürmüşüm doğmadan,
İçim acıyor.
Sabah olmadı daha, nereye böyle henüz erken.
Gece gece bulabilecek misin bu ıssız ormanda yolunu?
Açtığın çukura it beni giderken, etim henüz sıcak.
Dikkat et kendine buralar tekinsiz, ortalık aç kurtlarla dolu.
Kaçıyorsun ama kimbilir kimler seni öperken,
Ben şuradayım, şu ağacın altında.
Bir ormandayım duruyoruz biz burada böyle domuz domuza.
Şehirleri basmış sel, hep birlikte yiyip içip oynaşır otururlar o domuzlar omuz omuza.
Yoksul bir at gibiyim yorgun, içerim kımız.
Zengin bir adama verdiler sevdiğim o kızı,
O sevdiğim güzel mi güzel.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!