Köpeğin olayım ister öp ister tekmele ama bekletme beni boşlukta.
İster bağla bahçene, havlayayım gelene geçene,
İstersen al içeri de kıvrılayım dizinin dibine.
Yada kapat mahzene.
Yeter ki yanında olayım bir ömür.
KOPMAZ
Bir fırtına kopar bazen, çatılarından alır hıncını evlerin,
Uçar da nasibolur kafana da bir parçası.
Küt diye!
Sel gelir gürül gürül, kayar toprak yukardan.
Bizi kimsesizliğimizden yakalayıp yerlerde sürte sürte.
İstedi olmayınca mızmızlanan şımarık bir çocuk gibi gönlümüzce ayak sürüyemediğimiz,
Şöyle ellerimizde birer külah dondurmayla ehlikeyf yürüyemediğimiz yola.
Yakapaça yakalayıp o kapkara karakola atarlar mı abi?
Kaç zamandır kaçmaktayız kim bilir neden?
Kızını kaybetmiş babalar gibiyim parkta.
Uzaktan sanki sesini alabiliyorum.
Betonlar dökmüşler ayaklarıma sözde.
Artıyor ağrım, atamıyorum adım.
Ne gidebiliyorum, ne kalabiliyorum.
Param yok ama şeyim var.
Mülayim bir köpeğim var.
Veririm almaz ben al demeden.
Bilmem ne bulur benim gibi bir delide.
Hem huysuz bir ameleyim ben.
Hem de yoksul bir hademe.
Hani biz her akşam olunca, oturunca ailecek kuru bir sofraya,
Hani ediyoruz ya duamızı ezbere, o yiyecekleri bize bahşedene yürekten.
Bunu da bulamayanlar var diyerekten.
Hani sorularını soruşlarında masumca, o solgun yüzleriyle çocuların,
Paramız olunca alırız yalanıyla avuturuz ya onları, yüreğimizde ince bir sızı duyaraktan.
Bu gece alabildiğine efkarlıyım dayı,
Ali Dayı.
Donat masayı.
İstemem rakı, makı.
Olabildiğince demli doldur benim çayı.
Koyu olsun koyu.
Küçücük bir çocuğum ben,
Karanlık bir kuyuya intikal ediyorum tek başıma, tek isteğim sonsuz bir istirahat.
Ne olur rahatsız etmesinler, o derin münakaşalarıyla meşgulken büyüklerim.
Çok bekledim çok, susup birazcıkta beni dinlemelerini, benimle alâkadar olmalarını dilerdim hep, ama olmadı.
Müsaade etmediler oyuncaklarımla oynamama küçük bir alan bırakarak, şu uçsuz bucaksız ovalarda.
Sığdıramadılar saatlerce zamana bu minicik saniyeyi de.
Balkonuma buğday döktüm, mermerler kuş dışkısı oh!
Şeker bıraktım kapımın kıyısına, götürsün karıncalar.
Çırptım sofrayı bahçeye, yine kızdırdım mı bilmem alt komşuyu.
Soğuktu ve yağmur yağıyordu ve yalnızdım.
Teras da köpek gezdirdim oh!
Koridor da kedi gezdirdim, bir sokak kedisi.
Bir derenin kenarında iki bira, durdum bakıyorum,
Kafam berrak.
Dere bulanık akıyor, arıyorum kendimi suda.
Suda beni arıyor gibi biri, o çamurlu suyun içinde.
Çamurlu suyun içinde esmer bir ben var.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!