Geceleri düş uğruna harcadık,
Sevgiyi hüsran uğruna,
Ve yıldızları dilekler uğruna…
Derken gençliği bıraktık bir anı uğruna…
Hayalleri yarın uğruna soldurduk,
Sevgiyi gurur uğruna,
İki dirhem yüreğim, bir ömür yük taşıyor şimdi.
Adını andıkça göğsümde fırtınalar kopuyor, sevgili.
Doymadı dünya susuşlarıma,
Gözlerimde biriken denizi taşırıyorlar.
Her bakışın, içimde saklı bir yangın,
Kül olup savrulsam da vazgeçemiyorum.
— Bak dostum,
Ne ben tamam bir insanım,
Ne sen eksiksin aslında.
Kiminin sesi çıkmaz dünyaya,
i
İnsanlığın, insanlardan utandığı bir Çağ'da
Nefes almak bile ihanetti çocukluğuma.
Göz göze gelmeye korkardım gökyüzüyle,
Çünkü mavilik bile terk etmişti umutları.
İnsan sevdiğinin her şeyini bilir.
Aldığı nefesi, içtiği suyu…
Sabahları uyanırken hangi yana döndüğünü,
Kahveyi nasıl sevdiğini,
Sustuğunda neye kırıldığını,
Gülümsediğinde hangi anıyı hatırladığını…
İşgal ettin bedenimi, yürüyemiyorum artık,
Tüm azalarım sana döndü, sende kaldı.
Varlığın öyle sardı ki beni,
Ne yapsam, ne etsem…
Saçımdan tırnağıma kadar
Her şey seninle hareket etmeye başladı.
İstanbul susmuşsa gece vakti,
bil ki adın zikre durmuş minarelerimde.
Rüzgâr esmiyor sanma;
her nefes “Sen” diye içimden geçer.
Sen çekilince varlığımdan,
Kadın olmak, Firavun’un tahtına rağmen,
Asiye olup adaletten dönmemektir.
Zorluğa karşı dimdik direnmek,
Haksızlık önünde eğilmemektir.
Kadın olmak, Nemrut’un zulmüne inat,
Kağıttan bir gemi değil,
duadan bir sandal yaptım bu kez.
Nefesimle katladım her kıvrımını,
ismine üfledim gizlice.
“Batmaz” demedim artık,
çünkü batmak da senden,
Ben seni her gün görenlerin
Şansından bir avuç isterim,
Gözlerine değen sabah ışığı
Bana da düşsün diye beklerim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!