Bakır tüylerin arasından süzülen o damla
zamanın en kıymetli anına dönüşüyor
çünkü değdiği yer sıradan değil
orası hayranlığın menzili
Venüs tepesine konan her nefes
benim dilimde bir övgü oluyor
Sen çayı, ben gözlerini yudumladım
Bakışlarında demlendim,
Gözbebeklerinde eridim
Çayın acı mıydı bilmem de?
Gözlerinin acısında yandım ,
Ellerinin vedasında üşüdüm.
Bak şairim…
Bir daha inanmak değil muradım,
Çünkü kalbim, aşkın ateşinde kül oldu çoktan.
Yoruldu secdelerde bekleyen sabrım,
Her kırılışta seni değil, kendimi aradım.
Bir sabah uyanırsan bensiz,
bil ki yıldızlara anlattım seni.
Rüyalarla vedalaştım sessizce,
gözlerin son durağım oldu benim.
Gamzene düşen yağmurum ben,
Ben anlatamadım.
Dilimin ucuna kadar geleni susturdum,
kalbimin kapısına kadar yürüyeni geri çevirdim.
Sana varan her yol içimde karanlığa çıktı.
Geceler boyu odalara sığmadım,
Beni çölden çöle atsan,
Güneşten kavrulsam, kumdan yansam,
Yine senden umut kesmem,
Senin sevdan içimde bir serap gibi,
Ne yanılgı, ne düş, tam bir hakikat gibi.
Sesi öyle etkileyiciydi ki...!
Sanki ruhumu okşamak için konuşuyordu,
Ne yapayım, ben de hayran kaldım.
Dokunuşu o kadar sıcaktı ki...!
Sanki içimi ısıtmak için bana dokunuyordu,
Eğer sendeyse kalbimin ritmi,
Eğer gülüşünle başlıyorsa sabahlarım,
Eğer sesinle susuyorsa tüm içimdeki fırtına...
O zaman sensin benim en güzel ihtimalim.
Bu kadar tesadüfün arasında seni bulduysam,
Ne olur kaybolma.
Beni yaralayan neydi, sen mi, sensizliğin mi
Yoksa içimde susmayan o kadim çaresizlik mi
Her derdin ilacını yazdı kader defterime
Bir sensizliğe derman düşmedi nasibime
Ne vakit gözlerin değse hayalime
İçimde bir gece iner, sükût çöker kalbime
Ben öyle bilirim ki yaşamak,
Üşüyen bir sokak çocuğuna sımsıcak bir ekmek bırakmaktır.
Çünkü biz bırakmazsak,
Sokaklar yalnızlığa gömülür,
Gözler umut yerine boşluğa bakar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!