Gece… elimde sigara, dumanı göğe doğru bir niyaz,
Yanımda demli çay, içimde kıvam tutmuş biraz.
Önümde beyaz bir yaprak; kader gibi suskun,
Mürekkebim çoktan sana dönmüş, yoluna vurgun.
“Yaz” dedi gönlüm… “öldüm” dedim, ört kefenimi,
Bu ne ateş ki diri tutar yine de bedenimi.
Gece çöktüğünde odama,
Sessizlik ateş olur tenimde…
Yastığıma kokun siner usulca,
Sanki saçların değmiş gibi yüzüme.
Ben her gece seni yaşayarak uyurum,
Ama her sabah sensizliğe uyanırım.
Bir narçiçeği gibi açtım gecenin ortasında,
Ne gündü bana dost, ne sabahlar tanıdı beni.
Karanlıkta büyüyen bir fısıltıydım belki,
Rüzgârla savrulan kırık bir heceydim senin dilinde...
O vakit, sadece dudaklarım suskundu,
Bu gece, içimde yankılanan çığlıklar var…
O zaman sadece bakışlarım yorgundu,
Bu gece, kalbim darmadağın…
Geceye karşı bir vakit…
Adını fısıldamışlığım da var.
Kimse seni o saatlerde benim kadar özleyemez.
Gece yarısına yakın bir vakit…
Sana dua ettiğim de oldu.
O vakit,
Sadece gözlerim yanmıştı,
Bu gece, kalbim kor gibi yanıyor…
O vakit,
İyi geceler gönül sultanım,
Secdeye varsın kirpiklerin usulca,
Rüyalarına rahmet yağsın,
Adım değil, O’nun adı düşsün diline.
İyi geceler ey kalbimin emaneti,
Gel…
Adını içime bırak,
Bir dua gibi saklayayım seni,
Kaybolmak değil bu;
Sende kendimi bulayım.
Sesin değince ruhuma,
İster misin savrulalım rüzgârlara?
Hayalleri sar göklere, gel benimle
Bırak korkularını eski yaralara
Cesaretini al yanına, gel benimle
Büyük bir aşkın zindanındayım, ey yar,
Anahtarını sen saklamışsın, benden habersiz…
Kapılar kilitli, pencereler sensiz,
Ve ben, senin gönlünde mahkûm edilmişim.
Sana yazdığım her cümle,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!