Bir daha dünyaya gelme şansım olsaydı
zamandan bir dilek çalardım kaderin avuçlarından;
seni daha erken bulmak için değil yalnız,
seni bana yazan Rabb’i daha erken tanımak için.
Çünkü anladım…
sevda dediğin, iki kalbin çarpışması değil,
Bir fısıltı sandım, şeytanı dinledim,
Kendi elimle kalbime ateş ektim.
Sır sandığım yükü ehline vermedim,
Her darbede biraz daha kendimden gittim.
Yüzünde nur diye baktığım o perde,
Bir gece olur ya…
Herkes uyur,
şehir susar,
yalnız kalır insan kendi kalbiyle.
İşte o gece,
ben bu hayata uyanamazsam
"Bir gün beni aramanı istiyorum.
Ama öyle numaraları çevirip telefondan değil;
yüreğimin kapısını çal, sesime değil kalbime ulaş.
Bir gün beni aramanı istiyorum.
Adımı değil, sabrımı ara; ellerimin sıcaklığını ara,
Bir gün mutlaka güleceğiz çocuklar,
Yaralı sabahlardan geçeceğiz.
Yorgun ayaklarımızla yürüyeceğiz,
Göğsümüzde rüzgâr, alnımızda güneş…
Eğer sen isen o içime huzur gibi doğan,
Gülüşünde hayatı, sesinde evi bulduğum…
Eğer sen isen kalbimi susturup gözlerimle konuştuğum,
O zaman sensin tüm dualarımın cevabı.
Yıldızlarca uzak, mucizelerce imkânsızken
sen geldin,
Bir tek bende ağırdı susmak
kelimeler bile yük olurdu omuzlarıma
herkes konuşur kendince
ben içimde büyütürdüm cümleleri
Gönlüm dardı evet
ama kimsenin kapısını çalmadım
Bir yudum duman aldım, geceye karıştım,
Adını anmadım ama içimden geçtin.
Hasretin sıcaklığı dokundu göğsüme,
Sis gibi indi gönlüme,
Ne saklanabildim ne kurtuldum senden.
Aşk bizde büyük laflar etmez,
Şimdi solmuş satırlarda ismimi ara!
Kurumuş mürekkebin son damlasındaki
silik kelimelerde,
Tersinden okuduğun cümleler gibi,
anlamsız,
İsmin en kırılgan halleriyle yazıyorum artık,
Bu son gece hâkim bey,
yarın darağacında soracaklar
“Son bir isteğin var mı?”
Diyeceğim ki
Bir kâğıt, bir kalem




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!