Gece yine adını fısıldadı usul usul,
Rüzgâr sen diye geçti penceremden, yavaş yavaş.
Bir yıldız düştü gözlerime,
Hay Allah... Yine seni düşündüm bu gece.
Affet beni sevdiğim,
Gel…
Adını içime bırak,
Bir dua gibi saklayayım seni,
Kaybolmak değil bu;
Sende kendimi bulayım.
Sesin değince ruhuma,
İster misin savrulalım rüzgârlara?
Hayalleri sar göklere, gel benimle
Bırak korkularını eski yaralara
Cesaretini al yanına, gel benimle
Büyük bir aşkın zindanındayım, ey yar,
Anahtarını sen saklamışsın, benden habersiz…
Kapılar kilitli, pencereler sensiz,
Ve ben, senin gönlünde mahkûm edilmişim.
Sana yazdığım her cümle,
Sen derin uçurumlarda yankılanan ses gibisin,
Bazen fısıltı bazen gök gürültüsü gibisin.
Bir çözer, bir düğümler, bir söker, bir örersin;
Sen hem bir bilmece hem de cevap gibisin.
Sen uçsuz bucaksız enginlerde mavi gibisin
Gece semada parlayan bir yıldız gibisin,
Kalbimde ismi okunmayanların,
Gıyabi cenazelerini taşıdım içimde.
Nasıl bilirdin diye sordular ruhuma,
İyi bilirdim de, kendime yalan söyleyemedim.
Gönlümün yükünü kaldıramıyorum,geceyi sabaha erdiremiyorum.Ama ne garip…gündüzü usulca akşama devirebiliyorum.
Elimde demli bir çay, bir de sigaram,iki eski dost gibi oturmuş yanıma.Çektikçe dumanı “of” diye çözülüyor içim,yudumladıkça sıcaklık yayılıyor yarama.
Tam unuttum derken yine sen,adını anmadan düşüyorsun kalbime.Meğer en ağır yükinsanın sevdiğini sustuğu yerdeymiş.
Hata biraz da bizde belki,
Susmayı sabır sandık yıllarca…
İçimizde kopan fırtınaları
“Rıza” diye susturduk usulca.
Her geleni gönlümüze buyur ettik,
Kıranı da, inciteni de…
Dediler ki;
Nasıl hissedersin uzaktaki birini
Dedim sesi kulağıma, sözü ruhuma
değmese de hayali
kalbime değdi ben onu
Gönülden sevdim.
Varsın kıran kırssın, aşk bize kalsın,
Gönülden bilmeyen, Hakk'ı ne anlar?
Göz var görmez, dil var bilmez,
Olsun, aşk ile yanan can var.
Bu yol çetindir, sabrı gerek çok,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!