"Kaç fırtına devirdi dallarımı, kaç geceye yenik düştü umutlarım…
Ama hiçbirinde sönmedi içimdeki ışık.
Savruldum, kırıldım belki ama hiç vazgeçmedim.
Çünkü ben, kendi baharını doğuran bir tohumum.
Ve her kışın ardından, yeniden yeşeririm!"
Gece… elimde sigara, dumanı göğe doğru bir niyaz,
Yanımda demli çay, içimde kıvam tutmuş biraz.
Önümde beyaz bir yaprak; kader gibi suskun,
Mürekkebim çoktan sana dönmüş, yoluna vurgun.
“Yaz” dedi gönlüm… “öldüm” dedim, ört kefenimi,
Bu ne ateş ki diri tutar yine de bedenimi.
Gece çöktüğünde odama,
Sessizlik ateş olur tenimde…
Yastığıma kokun siner usulca,
Sanki saçların değmiş gibi yüzüme.
Ben her gece seni yaşayarak uyurum,
Ama her sabah sensizliğe uyanırım.
Bir narçiçeği gibi açtım gecenin ortasında,
Ne gündü bana dost, ne sabahlar tanıdı beni.
Karanlıkta büyüyen bir fısıltıydım belki,
Rüzgârla savrulan kırık bir heceydim senin dilinde...
O vakit, sadece dudaklarım suskundu,
Bu gece, içimde yankılanan çığlıklar var…
O zaman sadece bakışlarım yorgundu,
Bu gece, kalbim darmadağın…
Yine gecenin en derin saatleri...
Elimde kalem,
Sessizliğe bir not bırakıyorum.
Çünkü geceler,
İnsanın sustuğu değil;
Geceye eksik bir sözüm mü kaldı ki,
kalem sustu…
Yüreğimden geçenler
kâğıda uğramadan kül oldu.
Geceye karşı bir vakit…
Adını fısıldamışlığım da var.
Kimse seni o saatlerde benim kadar özleyemez.
Gece yarısına yakın bir vakit…
Sana dua ettiğim de oldu.
O vakit,
Sadece gözlerim yanmıştı,
Bu gece, kalbim kor gibi yanıyor…
O vakit,
İyi geceler gönül sultanım,
Secdeye varsın kirpiklerin usulca,
Rüyalarına rahmet yağsın,
Adım değil, O’nun adı düşsün diline.
İyi geceler ey kalbimin emaneti,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!