Gözlerin gülüyor kadın
Yıldız yıldız bakıyorsun
Saçlarına ay takılmış
Güneşi kıskandıran doğuşunla
Bak köşede ellerin yarınlara uzanmış
Yorgun bir rüzgâr
Zamansızlığın ikramı
Kimselere değmeyen
Yalnızlığın en kuytu
En dokunulmaz vaktidir
Kendi kendine fazla geliyordu insan
Kendi içinden taşıp giderken
Kendimi görüyordum uzak bir düşün içinde
Kendi içimden taşmış
Çok uzaklara kanat çırpan kuşlar gibi
Sen uzak mevsimlerin
Hırçın kısrağı
Kendi çayırlarına yabancı
Uzaklara hapsolmuş
Başka şehirlere vurmalı kırbacı
Kendimi arıyorum çokça sessizliğin olduğu bir gecenin içinde
geçmişimden kalan tüm izleri silip giderken
gözlerimin yerinden çıkarcasına baktığı boş duvarlara konuşurken
gözlerim kan çanağı, gözlerim yanıyor
eski zaman dilimlerinin birisinde yazılıp bırakılmış bir şiire dalıp giderken
eski bir şiir diyerek üstünü kapatırken
Ellerimde üşüyen kalem yalnız
Bir düş(s) ün sesin gelir
Peşinden karanlık
Aşk her mevsimde ürür
Gözlerinde gördüm dünyayı
Karaydı teni gözleri umut
Tiksindim insanlığımdan
O neşeli gözlerle bakarken dünyaya
Elinde çamurdan oyuncağı
El salladı
Yalnızlık girdi aramıza
Bekleme saatlerinin olmadığı
Özlem duygularıyla
Gidişinedir sitemim
Sonrasını bildiğim bir düş
Herkes seni konuşuyor
Herkes seni çok seviyor
Ki bende çok sevmiştim seni
Tarifsiz güzelliğinin içine, bin türlü kirliliğini gizleyen şehir
Ne seninle oluyor, ne sensiz
Sessiz bir gece
Tırpan vurulu şiir
Dile gelse bir dert
Gelmezse sen
Neresine tutunsan
Girdabına kapılan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!