Bugün biraz fazla sen doluyum. Hangi kelimeye dokunsam sen düşüyorsun. İçim içime sığmazken, sen nasıl içine sığabiliyorsun. Benin içinde bir sen, senin içine düşen bir ben... Oysa biz birbirine birbirini sevdiğini bile söyleyemeyen iki yalnız yüreğiz. Neresinden tutsak elimize düşen bizliğin içinde; bir olup yaşattıklarımızla...
Sen oralarda uyursun
Ben nöbetini tutarım uykunun
Gözlerini ilk açtığında görebilmen için
Yazdıklarım hep sana çarptı bana geri döndü. Daha nasıl açık olmalıyım… Kelime haznesinin sığlığına gömülüp gidiyorum senlikle birlikte… Başka bir dil öğrenip oradan mı seslenmeliyim sensizliğin ne demek olduğunu ve seninle yaşanılanların tarifsizliğini…
Ne çok yalnızız kendi içimizde
Onca kalabalıklar içerisinde
Kendi sesimize kendimiz yabancı kalmışken
Yanlış mevsimlere çiçek açmışız.
Dalında üşümekse seninle, don yemekte; kırağı vurmuş sabahlara uyanmayı göze alışlarımızla...
Duygularıma tercüman oldun
Bilmediğim bir lisanı öğretip
Çok sessiz kalıyoruz bir o kadar sesli severken...
Senin bana söyleyemediklerin, benim sana yazdıklarımla dile gelirdi.
İyi olmadığın hâlde iyiyim dersin
Öyle zordur ki kötüyüm diyebilmek
İçine atıp içinde yaşamak
Anlatmayı istediğin biri olmayınca karşında
Elimden gelse ne çok severdim seni
Elimden gelse çok severdim seni
Elimden gelse severdim seni
Elimden gelse seni
Elimden gelse
Elimden
Yürek denilen uzvumuz hani şu sol tarafta kendi başına atıp durandı değil mi?
Benimkisi sende takılı kalmış haberin var mı?
Uzun sürecek gibi görünen gecenin içinde
ağlayıp duruyor yalnızlık çiçeğim
gözleri dolu dolu olmuş
elleriyle ovuştururken
özlemini sinesine bastırmış
sevdiğini düşünürken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!