Aykut Kınay Şiirleri - Şair Aykut Kınay

Aykut Kınay

Perdem uçuştu aniden,
Yavaş yavaş değdi bana.
Rüzgârın içinden gelen
Yabancıya doğru baktım.

Kara kaşlarının altında

Devamını Oku
Aykut Kınay

Araladım perdemi,
Etrafım hep taş duvar.
Önünde koşturan çocuklar,
Dizleri toz içinde.
Işıklı camlara dalıyor gözler,
Kaybolan çığlıklarda...

Devamını Oku
Aykut Kınay

Sustuğum an: Bir sen vardın, bir ben.
Sözler ile mektuplaştık uzun geceler.
Ben sustum, sen yazdın içimdeki neden,
Kendimi sende unuttuğum kısa cümleler.

Anlattın bazen farklı bir alfabede bir iz,

Devamını Oku
Aykut Kınay

Lal'in susduğu yerde
Hilal yeniden doğar
Nefestir lale misali
Gizlenir
Ama kaybolmaz

Devamını Oku
Aykut Kınay

Sessizlik çaldı gecemi
Bir âh ile uyandım
Tek nefeste

Sildiklerim bendim
Yazdıklarım sen

Devamını Oku
Aykut Kınay

Geldi kitap kurdu şimdi ne diyem
gözleri çok boştu yüzü soluk beyaz
nice zaman kalmış bahçe ayaz
sobanın yanında dilinde buz

Bir kıvılcım değdi, döndü seyran

Devamını Oku
Aykut Kınay

Düğüne vardım, yolu asra bedel.
Bir yiğit açtı kırk kapıyı önce.
Okçular Tepesi'nde ribat etti,
Eteğinde eğleşir deli gönlüm.

Gün doğar, başıma düşer kederim.

Devamını Oku
Aykut Kınay

Kardeş dedi: “İlim bu!
Üç aşağı, beş yukarı;
Altıda bir durak koydu,
burhan kertede saklı kaldı.

Anladık; kondu akla mîm,

Devamını Oku
Aykut Kınay

Uzatıp su vurdular;
Ayak boynuma pek uzak.
Gelen döktü tasa niyaz.
Özüm bana seyir oldu.

Dört ayaklı meşe tahta,

Devamını Oku
Aykut Kınay

Sor beni... Sor beni şu karşı dağlara;
Ak düşmüş başıma; sırdaş kim ola?
Tüter dumanım, karşı yamaç yana...
Senden kalan bir taş buldum bayırda!

Özüm arar: "Bana senden iz lazım...

Devamını Oku