Düğüne vardım, yolu asra bedel.
Bir yiğit açtı kırk kapıyı önce.
Okçular Tepesi'nde ribat etti,
Eteğinde eğleşir deli gönlüm.
Gün doğar, başıma düşer kederim.
Türbedar döktü bir avuç tuz yola.
Saçtım ekmekleri kuş yuvasına,
Süpürdüm hasır altını yağmura.
Vakkas dedem serdi kilim ocağa.
Başım eğildi, yüz üstüne düştü.
Elim üşüdü, çıktım el üstüne.
Seherde gönüle anca uzandım.
Bent yıkıldı, içim açtı gülbahar.
Sur dibine civanlar su yürüttü.
Şenlik başladı, halay döner bana.
Selamlar bıraktım serhat yurduna.
Kayıt Tarihi : 9.07.2026 12:41:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!