Kahkaha atar, yan bakar.
Oğlan yüklemiş küfeyi,
Çıkmış yarım ayak pazara.
Çarşı birbirine karıştı,
Gevreklerim yandı telaşta!
Kandile de üç vakit kaldı,
Gelmiş dostlar bekleşir.
Berata baktım, ocağa saklana...
Ahali kalktı gitti,
Düştü aklıma susam.
Ustamdan kalma bir söz:
“Farenin ip kesen yavrusu olur.”
Doladım sarığı yedi tur başa,
Koştum orta namaza.
Okundu bir ayet,
Anladım erbaba sor,
Bilmek hak değil, nasip ola.
Gittim anca kabristana,
Etrafı çok diken dolmuş.
Temizledim bir vakit,
Çıktı ortaya sarı lale.
Öylece bandım
Gönlümün yanık yarasını.
Ötede çırak ağlar durur,
Altında o eski levha.
Baş olmuş içinde bir yazı:
“Edep yanında, sen takla atma!
”Eşeğe vurdum altın semeri,
Vardım, Ahi ocağı şen olsun!
Simitlerim kandil olsun,
Komşular hû, Edebyâhu!
Kayıt Tarihi : 30.06.2026 15:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!