Kader Tezgahı Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
4248

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Kader Tezgahı

Kader tezgahında dokundu halı,
Bütün öyküleri gizledi zaman.
İzleri sildi kışın buz masalı,
Sisler arkasında tüter hep duman.
*
Şarkılar yükseldi dertli kafesten,
Notalar ağlar kopan tiz nefesten,
Melodi süzüldü yalnız hevesten,
Ruhları kaplar o devasa umman.
*
Kökler tutunuyor diplere derin,
Toprağı kaplıyor serin bir zemin,
Çimenler ıslandı üstünde yerin,
Şifalar taşır o yorulmuş kervan.
*
Gemiler açıldı dalgalı deniz,
Rotayı çizdi o pusulasız iz,
Tohumlar patlayıp fışkırdı filiz,
Kıtalar aştı o kudretli hakan.
*
Atlar şahlanıp hızlı koştu kırat,
Şahinler süzülüp bitti o takat,
Kılıçlar çekilip başladı feryat,
Tarihi yazar o koca kahraman.
*
Çizgiler birleşip kuruldu nizam,
Uyumla dizildi sözcükler tamam,
Kalemler yazdı hiç bitmeyen kelam,
Destanlar okuyor dillerden ozan.
*
Arılar topluyor balına petek,
Kelebek uçuşur rengarenk ipek,
Otlaklar yeşermiş yaylada öbek,
Balları süzer hep çalışkan hayvan.
*
Buzları eriyip tükendi bak kış,
Gözler kamaştı ne harika nakış,
Sularda çağlıyor durmayan akış,
Irmaklar taşıp coşuyor hep yaman.
*
Sofralar kurulup pişirildi aş,
Fırından çıktı bak sıcacık lavaş,
Lokmalar yutuldu usulden yavaş,
Doyunca karınlar şükretsin ihvan.
*
Mevsimler döndü yaklaştı yine yaz,
Telli saz çalınıp edildi hep naz,
Türküler söylenip dinlendi hicaz,
Ezgileri katar coşkulu keman.
*
Akşamlar başlayıp gündüzler biter,
Bacadan sobadan ocaklar tüter,
Baykuşlar ötünce sesleri yiter,
Uykuya daldı bak o yorgun sultan.
*
Alimler öğrensin doludur ilim,
Halılar dokunup serildi kilim,
Huzura kavuştu fikirler selim,
Şüpheyi de sildi parlayan burhan.
*
Ormanlar sararıp uzanırken güz,
Zirveler aşılıp göründü bak düz,
Sabahlar ışıyıp bitti her pürüz,
Güneşler doğunca aydınlar cihan.
*
Asırlar geçince değişti akıl,
Mermere kazındı dökülüp çakıl,
Fikirler çoğaldı seneler takıl,
Yeniden yazıldı o eski destan.
*
Çekiçler vurulup bitirildi iş,
Gümüşler parlak ne muazzam gidiş,
İlmekler sıklaşıp atıldı dikiş,
Terziler dikti zariften bir fistan.
*
Raflara dizilip ciltlenmiş kitap,
Sularla yıkanmış parlıyor mehtap,
Ruhumuz coşuyor duyuldu hitap,
Sözleri dinliyor koskoca meydan.
*
Göklere bakıp da dilenir mabut,
Gizleri saklıyor kocaman tabut,
İplikler boyanıp asıldı çaput,
Yellere karışıp savruldu harman.
*
Taşları dizerek örüldü duvar,
Meyveler satılıp kuruldu pazar,
Defterler tükenip satırı yazar,
Çarşıda geziyor asil bezirgan.
*
Topraklar ıslandı ezildi çamur,
Fırına verildi pişiyor hamur,
Damlalar düşünce başladı yağmur,
Selleri yutuyor susamış vatan.
*
Çayırlar sürülüp yeşerdi ekin,
Ambarlar da dolup yığıldı tekin,
Çiftçiler yorulup dinlenir sakin,
Mahsulü topladı güçlü pehlivan.
*
Fırçalar sürülüp boyandı tuval,
Renklere karıştı kocaman hayal,
Müzikler duyulup üflendi kaval,
Tabloyu tamamlar çizer bir aslan.
*
Tellerden süzüldü gizemli tılsım,
Parçalar birleşti toplandı kısım,
Gelinler süslenip geldi bak hısım,
Düğünler kurulup sevindi kızan.
*
Tohumlar çatlayıp köklendi toprak,
Göklere uzandı uçurtma uçak,
Dereler süzüldü sulandı bucak,
Evreni kaplamış muntazam mizan.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 2.05.2026 21:48:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!