Kimine kandık kimine baktık
Geldik dünyaya olduk hicran
Dost meclisinde yan bakmadık
Bizi bilenlere selâm olsun
Sırdaş olana mektup bıraktık
Bizim ilin yâreni öncesinde çoktu
Şimdilerde yâver çok olan
Bilinen çokluk yokluktu
Beni sana gerek kılan
Bizim katır inek doğurdu
Bilmiyorum kaçıncı kez aldım kalemi elime
Düğümlendi sözler yüreğimde
Hecelerin çıkmadığı
O anlar var ya
Hasret içime yürüdüğünde
Sessizlik konuşurdu
İçe döndük, kırıldık
Kırıldıkça yandık belki
Gönlümüzün ufuk çizgisinde
Her şeyin merkezinde
Sırtında boş küfe
Dayanır mı nefese
Baban Allah deyü
Sarmasın aklını güve
Oldu kimi virâne
Dediler aşk ölmüş bakam
nebbaş deseler de kazam
açsam,bulsam derdine yanam
kimine süslü bize gam dünya
Aradık altını,bulduk sofra
Dağlar aştık, yollar seyran
konduk bir dut dalına bir an
kimi gördü bizde ipek kaftan
ben dediğim bir damla idi
Kara gözüm bakma kendine
Aradım rengimi
Renksizlik pek yaman
Sordum nedir bu hocam
Dedi kor olmaya var zaman
Yükselirse duman sen olur
Ağırdır, dayanan bulur
Zaman geldi geçti es selâm
Su akar yolunu bulur dedi ozan
Bizden kalan hangi meram
Yüz çizgisinde saklı kalan
Göle maya çalmış hocam
Lal'in susduğu yerde
Hilal yeniden doğar
Nefestir lale misali
Gizlenir
Ama kaybolmaz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!