Dünyaya devrân olsam
Kanadım kırık yara
Varsak gitsek dost ile
Sözü bizi sara
Artık konar oldum
Yeşilin en derininde
renklerin dilinde
gölgeye karışıyordu sesler
mesafe iki yay
hatta daha yakındı
Dur yolcu, geldiğin bu yer, kimsesizler durağıdır.
Allah'tan başkası yok diyene, bir soluktur
Aradığın ne ise arama göz ile,
Gönül gözü ile bakan görür gerisi beyhude
Beni can kulağı ile dinleyen, ey Salik,
Vardık Şeyhli'ye ocağa
Koptu fırtına zifiri karanlıkta
Yârenlerin sesi pek hoş idi
Aydınlandı tekbiri Alâ'yla
Can yürüdü huzurla
Koşturup durduğun
nefsine zarar.
Yanına kalan kâr
döner sana bakar.
Bir damla göz yaşı düşse cana
mizan kursalar gönül pazarına
bu dünyada izini süren olur mu
veledi mana düşer mi hiç yola
Dervişlik olmuş kuru göze söz
Sirette hakikat başka
Eşyanın dili bambaşka
Yontsa nice marangoz
Sunta yine sunta
Aslını unutan
Adsızlar diyarında
kendi nefesimizde...
Bir an
bambaşka perdede
kaybolduk işte
Dikilince sırık toprağa
Fida öyle şaha kalktı
Bu diyarda şahlık kime kala
Alem-i misalın bostanı
Savrulur rüzgârda yan basa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!