Sus…
çünkü bazı acılar
ancak susarak anlatılır.
Bir kelime söylenecek dağılacak içim,
bir nefes alsam kırılacak kalbim,
Meğer ne çok canı yanmış insan,
yanacak bir başkasının gülüşünde ortaya çıkabilir;
içinden kopan çığlığı susturup
“iyiyim” demeyi öğrenmiş sonunda,
ama kalpzmiş susmayı.
Kafamda susmayan bir ses, geceye karışır,
Sustum sandım kendimi, içim yine bağırır.
Aynaya baktığımda yabancı bir yüz var,
Ben miyim bu gördüğüm, yoksa kırık bir hatıra mı kalır?
Yollar uzar gözümde, yönler darmadağın,
Yeni bir gün daha…
Ama ruhum yeni bir güne hazır mı?
Yeni doğan güneşe bakabilecek miyim
yeniden…
İçimde bir ürperti var,
Duygusuz dediler bana,
taş kalpli diye mühür vurdular alnıma.
Sesim boyunca diye sandılar ki kalbim suskun,
bireyde kopan fırtınaları
kimse dinlemedi.
Bazı duygulara taş bağlarsın .
Kanarsın kanadım edemezsin,
Canin çıkarcasına acı çekersin, sesin çıkmaz.
Renksiz duygulara taş bağların.
Gidişlere kör olursun .
Ben kimsenin omzunda ağlamadım,
Gözyaşımı kimseye anlatamadım.
Çünkü çocukluğum bile ağırdı benim,
Ben çocukken bile çocuk olamadım.
Oyunlarım yarım kaldı sokak aralarında,
Bazen bir ses tonu,
Dünyadaki bütün gürültüyü susturur.
Ne rüzgar kalır kulakta,
Neşehir, ne kalabalık, ne uğultu…
Bir tek o kalır.
Bir tek o ses,
Bir silgi olsaydım,
önce kendime söylenip de
geri alamadığım cümleleri sildim,
Sonra,
beklediğim hâlde değişmeyenleri…
Beni ben mahvettim,
Beni ben tükettim.
Ayağa kalkmak için uyum dalı
Kökünden kopan da bendim.
Aynada ben yoktum,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!