Kelimeler boğazımda düğümleniyor…
Ne söylesem eksik kalıyor,
Ne sussam içimdeki fırtına dinmiyor.
Her harf dilimin ucuna geliyor da,
Kalbimin kapısından çıkamıyor.
Çünkü bazı acılar anlatılmıyor,
Herkesle yola çıkılmaz… öğrendim, hem de geç sayılır bir vakitte,
Her yüz dost değilmiş meğer, her söz de samimi niyette.
Aynı göğe baksa da herkes, aynı yıldızı görmezmiş,
Aynı yolda yürüyenler bile, aynı kalple sürmezmiş.
Herkesle hayal kurulmaz, hayal dediğin yük ister,
Kayboldum galiba gecenin tam kıyısında,
Bir sokak lambası kaldı gözlerimin hizasında.
Liman gibi sessizdi içimde büyüyen acılar,
Yüreğim savruluyordu karanlığın ortasında.
Hangi şehrin evsizi oldum bilmiyorum artık,
Bazen insan,
kendi sesinden bile yorulur.
Aynada gördüğü yüz,
başkasına aitmiş gibi bakar ona.
Omuzlarında görünmez yükler vardır,
adı konmamış,
Anlamını yitirmiş bir ankayım,
Küle dönen bedenim.
Kul olmaksa, kül olmayı,
Kabil edenim ben.
Işıkları kapat da git,
Beynimin aldığı şeyler yaşıyor..
Kendi içinde yaşayan raporm
Kendinde olmayanları tanıyana kadar ..
Duyguları alınanlar aldılar benimkini de ..
Herkes kendi bildiğini okuyor
Kendi kendimin Azraili oldum,
Kimse bilmedi hangi gecede öldüğümü.
Nefes alıyordum belki,
Ama çoktan gömmüştüm içimde yaşayan çocuğu.
Yeri geldi çocukluğumu öldürdüm,
Diyorlar ki “çok kırıyorsun.”
Desinler…
Ben kırıla kırıla bu hale geldim.
Kimse beni düşünmedi.
Kimse “ne oluyor” diye sormadı.
Bugün senden arama geldi,
Ekranda adını görünce kalbim yine delice çarptı, belli…
Yüreğim bir savaş alanı, bir yanım hâlâ senli,
Bir yanım diyor ki “sus artık, bu sevda çoktan bitti.”
Parmaklarım titredi, gözlerim doldu aniden,
Senin yerinde olmak isteyen
O kadar insan var ki…
Kalabalıklar çoğaldı etrafımda,
Ama hiçbiri
Senin bıraktığın boşluğu dolduramadı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!