Sen bana yasaktın sanki
Papatyanın yaprağı gibi…
“Seviyorum” desem olmuyor,
“Sevmiyorum” desem olmuyor.
Yüreğim senden kaçmak isterken
Görmedin BENİİ..!!
İşimden geçti mi? Bilmiyorum...!
Ama sendeyim yine .!
Sensizliğin sessizliğinde..!
Hiç kimse anlamıyor seni,
Hiç kimse…
Kalabalığın içindesin ama
Sesin kaydedilip çarpıp geri dönüyor.
Aslında onunla konuşan herkesin
İki satırlık bir vedaya
İki asırlık acıya sığdırdım.
Bir kalemin döküldüğü her şey,
Ama bir ömür kanattı.
Ne hayaller geriye kaldı,
Ne zor şey insan kalabilmek..
Duyguların yerinde olduğu rol yapmak.
"Anlat ne oldu" diyorlar
Bir gözün nasıl anlatılır ki..? Bilmiyorum..!!
Yıllar geçtikten sonra göğsünde bir acı.?
Seni yaşayamadan bitti ..
Seni sevmeye yeni başladım ..
Duygularım karanlık kaskatı bir adamdım ..
Gül kokan sözlerine maruz kalana kadar ..
Yenildim ilk defa seve seve ..
Keşke her şey biraz daha güzel olsaydı,
İnsan insanının kelimesinde dövüşseydi.
Bir cümleyle yıkılmasaydı geçmişimin emeği,
Bir bakışla silinmeseydi onca hatıra.
Keşke kalpler bu kadar hızla kırılmasaydı,
Bunca yaşanmışlığı,
Bir "bitti" sözüne sığdıracağını sanmazdım.
Oysa anılarımız bu kadar güzelken,
Sevdamız bu kadar sahiciyken,
Ayrılığın da en az aşk kadar gerçekmiş.
Ankalar da Düşer
Ankalar da düşer, hem de en yüksekten…
Ses çıkmaz, ama yankısı göğsünde büyür derinden.
Küllerine basıp yürür, kan sızar izlerinden,
Kimse görmez… saklar acıyı gözlerinden.
Zaman zaman kül olur derler ki
ateş…
Rüzgâr eseri, savurur sanırlar,
geçer sanırlar.
Dilde olur belki,
“unuttum” dersinde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!