Özleyeceksin.;
Sevgimi,fedakarlığımı..,
Her hatana,yanlışına rağmen senden gidemeyimi..,
Öz, Ama çok geç olacak..
Üstüne titreyişimi,
YARGI
Yargılanmak istiyorum
Ama bir mahkeme salonunda değil,
Vicdanların en sessiz yerinde,
Kendi içimin en karanlık köşesinde...
Beni öyle kırdılar ki
Artık en güzel hayaller bile
Yarım kalacakmış gibi geliyor…
Bir zamanlar gözlerimi kapattığımda
İçimde rengârenk umutlar büyürdü.
Gecelerim uzun,
sabahlarım eksik.
“Uykusuzsun” diyorlar,
gözlerdeki karanlığa bakıyorlar.
Bayram gelince herkes çocuk olur derler…
Oysa bazı insanlar,
Bayram gelince biraz daha büyür.
Çünkü yokluğu öğrenir insan,
En çok bayram sabahlarında.
Hayatımıza aldıklarımızı severiz,
Kalbimize yazıp kader diye biliriz.
Gitmesin diye dualar dizeriz,
Kırılırız, susarız… yine de “biz” deriz.
Uğruna yollar aşar, kendimizden geçeriz,
Mesele yoktu gülüm,
Herkes sever bir gün,
Ama herkes kalamaz.
Meselenin bir parasının devam etmesi,
Ağır gelse bile bırakmaması.
Zoruma gitti yazmışsın..!
Neden.!!
Beni, senden vazgeçmek zorunda bırakmak zorundasın göndermekten.!
Senden gitmem için ..,
Elinden ne gelirse yapmadin mi ..?
Durgunum bu aralar,
biraz arabesk,
üstümde bir sarhoşun dalgınlığı
— ne yere düşüyorum
ne de ayakta sayılıyorum.
Papatyanın yapraklarını koparan eller, Yıllardır aynı soruyu soruyor: "Seviyor mu, sevmiyor mu?" Oysa hiçbir papatya Aşkın cevabını taşımaz. Çünkü aşk, Bir çiçeğin yapraklarına sığacak kadar küçük değildir.
Belki de her yaprak, Bir insan ömrüdür. Kimi rüzgârla savrulur, Kimi zamana direnir. Kimi daha tomurcukken solar, Kimi sonbahara kadar direnmenin adını yazar. Ve biz buna kader deriz.
Kimisi bu hayata gözlerini açtığında Güneş onu gülümseyerek karşılar. Yolları çiçeklerle süslenir, Kapıları umutla açılır. Kimisi ise daha ilk nefesinde öğrenir acıyı. Henüz çocukken büyümeyi, Henüz gülmeyi bilmeden ağlamayı öğrenir. İşte o gün, Bazıları yaşamaya başlar, Bazıları ise doğduğu anda ölmeye...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!