İki satırlık bir vedaya
İki asırlık acıya sığdırdım.
Bir kalemin döküldüğü her şey,
Ama bir ömür kanattı.
Ne hayaller geriye kaldı,
Ne sabaha inanacak düşler.
Geceler uzadı,
Sabahlar hep eksik doğmuş.
Mecnun olsan ne fayda,
Yusuf olsan ne çıkar…
Bazı vedalar vardır,
Ne sabra yakışır ne de kadere.
Adamı bir bakışla yıkar,
Bir cümleyle yere serer,
Yüreğini mahşer yerine çevirir.
Sonra insanın kendine yabancı olur.
Aynaya bakar,
Ama gördüğü yüz kendisi değildir.
Adı vardır ama sesi yoktur,
Kalbi atar ama yaşamaz.
Ne toparlanabilir insan yerden,
Ne de hayata tutunup devam edebilir.
Günler geçer,
Takvim değişir,
Ama içte bir gün bile ilerlemez.
Duvarların ardında sessiz ağlar,
Kimse duymasın diye geceleri seçer.
Gündüzleri güçlü durur,
Geceye borçlanır hayalini.
Sorarlarsa “iyiyim” der,
Çünkü anlatacak hâli yoktur.
Kim anlatılırsa bile anlar?
Bazı acılar
Sözden değil,
Sessizlikten çalışıyor.
Bir veda öğrenir ki insanın
susması,
Dağılmadan durmayı,
Yıkılanın yıkılabilmesinin özellikleri…
Ve en acısı şudur:
İnsan alışır.
Acıya değil belki ama
Acıyla yaşamak.
İşte o gün
İyiyim diyen biri olur,
Ama içinde
Hep yarım kalır…
Kayıt Tarihi : 24.03.2026 00:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!