Ya şimdi,
Konuşmak ve susmak beyhude,
Yolların sonu göründü,
Yollar yürüdü meçhule.
Ya şimdi,
Kan revan içinde,
Yalnızdık,
biz haylaz çocukları gecenin.
Ve sırılsıklam hasret kokardık.
Bir savaşın ortasında bile,
hiç vurulmamışçasına göğsümüzden,
aşıktık.
Mor bulutlara bakarak yazıyorum bu gece
Serin bir hava içimi ürpertiyor
Kaldırımlarda parçalanıyor katreler
Tıpkı biz insanlara benzer
Bugün yine taşıyorum dünlerden
Geceyi gözlerime çekip bakıyorum herkese
Alışamadım bir türlü bu günlere
Nereye dönsem ayrı bir cûda
Kör pencere
Aşka doymamış gibi
Çağlamış kıvılcımlar göklere
Sataşmış ölümlü duvarlar
Öyle bir yamacındayım ki yaşamanın,
Öyle bir kavga ki eşiğimde,
Dört bucağa sarılmadan,
Gün doğmaz güneşin beşiğinde.
Öyle bir tarafındayım ki dağların,
Üç küçük âlem,
Üç küçük mavera,
Gölgelerin yeli acımasız,
Hayalet bir hatıra.
Üç küçük omuz,
Seninle bir goncanın serininde
Bir işleyişin ve sanatın
Olabildiğine serili
Baş eğen hürriyetinde
Solumak dalgaları sevgilim
Yaslanmak uçurumun derinine
İncilere sarılı,
İncilerde yaşar kıvılcım,
Dolana dolana günlerinde,
Senin günlerinde,
Kaybolur gözlerinde sancım.
Kaybolurum.
Dostlar dostları görürdü uzakta,
Her uzağa giden yollar yakında,
Zaman ufalanırken avucunda,
Uzaklar yakın olacak yakında.
Mülkler canlarla gömüldü semaya,
Tan yerinde uykusuz gezen bulutların
Bahçelere düşen kavruk gölgesi
Ve gölgeleri izleyen izlerimin
Bana vurulmuş kelepçesi...
Yine aynı gün kollarımda
Yine gözlerimin semaya




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!