Birbiri ardına kulaç,
Göklerde dalgalar mahfel,
Kulak kesilir kimseler,
Ruhuna metruk elleri,
İzler üstüne izler.
Bir yel eser, dokunur,
Dökülür parça parça hislerim,
Gökyüzünde sayfalarca âlem,
Aralar gözlerim.
Görülür her haliyle ruh ile mana,
Bulutlar güvercinlere sayısız yuva.
Ağlamış bize dumanı tüten aşımız,
Gitmişiz yine bir kurak gecede,
Çiçeklerimizi bırakmışız yanan güneşe,
Kapılarımızı kitlemişiz de gitmişiz,
Günlüklerde günlerce.
Dostların verdiği temennilere,
Bekledi iyi ve güzeli
Ağzında somun ekmeği
Dantelli yazgısı sayfalara
Yansıdı kurtarır gibi cepheyi
Karşınızda adanmışlığıyla
Buridan'ın Eşeği
Can canan ile canlanır,
Canan yokluğunla yanındadır,
Uzaklar araya uzansada,
Her uzak canan ile yakındadır.
Şehirler bize dar gelir,
Bak şimdi ey fâni, dinle
Belki bir suret,
belki bir ölü var gözünde
Hâlbuki ne çok yakışıyor
Çelik çomak ellerine
Beyaz dağlardan üzerine
Eğildi dağlar şerefiyle kaderine
Sessizlik yükseldi gün gibi derine
Dağlar ki ruhuna ıstırap pençesi
Serilmiş durmadan her katresi
Düş...
Kırgınlık, soğuk bir hissiyat
Muhkem fikirler zihnimde,
Güne sarfiyat.
Bedel...
Ödenmiş hesabım.
Dert gelir rahmetin menbaından,
Dertsiz gönülden Allah'a sığınırım.
Geldiği yere hürmetimden,
Derdimi öpüp sarılırım.
Bir vakit gelir,
ömür menzilinin en nahif yerinde.
Yoksundur,
onca nahoş bilinmezin eskisinde.
Yoksuldur, zamanı nâkıs ise belki,
Bir vakit gelir,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!