Esaret,
Zamanda saklı,
Zamanın içindeki kudret,
Sanki almış da gitmiş başımı,
Bir bankın en soğuk köşesinde,
Doldururken en yalnız yaşımı.
Eskiden güzeldi her şey
Sokaklar süt akı inceliğinde
Arnavut kaldırımları nezakete gebe
Cam gibi parlak suretlerde imkân
Binalardan daha yüksek dallarda
Gölgemizin müsebbibi âşiyan
Eskiden güzeldi her şey
Ama ne eskilerde,
Ne gündeydi marifet
Eskiden güzeldi her şey
Çünkü zamanın bahçesinde,
Ruhumun sızısını okşardı gülüşün
Günün birinde,
yalnız bir ağaç güneşe yaslanmış.
Büyüdükçe dalında,
Bir sonbahar açarmış.
Ardı ardına nidalar,
Elmacı sepetlerinde tütsü,
Gülistan tepelerinde sırt üstü,
Dokunabildiğin her yıldız,
Yer edinir sesinde,
Bir akşamüstü.
Bir o yana bir bu yana ,
Saatin her adımında,
Beklemenin tek bir anı,
Onca yolun bahtında.
Gün ve gece,
Şahittir gidip gelip,
En yalnız
En bırakılmış yerinde gecenin
Bir pencere
Aralanır gözlerimle
Gecenin serin nefesinde
Soluklanır tüm yalnızlıklar
Uyandık gölgelerin en ücra köşesinde,
Şahlandık süreyya ikliminde akın akın.
Bu sağanak yaşadıkça zamanın sesinde,
Yaşayamaz hiçbir yaşayan böyle bir akın.
Geride bir ben kaldım.
Geldi ve geçti günler.
Geride rüzgar kesiği paçası,
olabildiğince kirli ve yırtık,
ve yanaklarından süzülen teriyle,
güneşle barışık...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!