Hâlâ o uzun yolda
Adımlarını sayıyorum
İçimde duraksız
İnsafsız bir çöl
Yudum yudum tüketiyor beni
Herkesten saklıyorum
İçimde,
Sensiz büyüttüğüm,
Bir telaş var.
İçimde,
Kalbime yol vermiyor,
Kalpsiz yangınlar.
Yıllar öncesiydi kaderime,
En güzel kurdeleyi sen taktın.
Yolumuzun kesiştiği yerde,
Gözlerime ruhunu tattırdın.
Sabahın sessiz uyanışı kadar,
Nâzenin ve dokunaklıydı zaman,
Bilir misin ne zordur,
Uyanırken tomurcuklar yanına,
Bulutlar eşlik eder yurduna,
Köprüler dokunur kardelenlere,
Çocuklar yaldızlanırken göklere,
Ben yorgunum.
Bilirim en çok çiçeklere yakıştırır
En çok çiçeklerde seversin renkleri
Dalıp gidersin kızıl entarili
Güne yorgun düşen zamana
Ve ben sana tutulduğumdan bu yana
Bir kor gibi dağların bağrında
Mapushane damında sayıklasam ismini
Utanmadan bağırsam duvarlara
Hatırlasam ismini
Avluda bir pencerem olsa
Zehir zemberek bir geceden çıksan
Bulsam gözlerini
Sensizlik bana kalan
En nadide hatıran
Hani bir çocuk gibi
Avucunda saklayan
En değerli parçasını
Ve bir parça umudunu
Sani en masum yanıma,
Öyle bir sakladım ki bilsen,
Bazen olur yalnızlığıma,
Senin hayalin sokulur,
Bir iç çekiş misali.
Bazen olur bir sofrada,
Sonra
Kapanıyor tüm pencereler
Akşamın soğuk kaldırımlarına
Sonra
Yüreğimin ateşi sataşıyor
Gölgelerin güneş düşmeyen tahtına
Paslanmış prangalarda esaret,
Gözlerindeki hürriyet kadar.
Yanı başımda senden bir emanet,
Yanı başımda baktığın yıldızlar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!