Uzundu, eksik ve sağanak,
Aramak gibi çaresizliği,
Fark etmedi bulmak,
Hissetmedi sessizliği.
Uzundu, yalnız ve sıcak,
Mert bir kavgada umuttu,
Aynı tatlar aynı boşlukta,
Islak yanı sağlam antikalar,
Yalnızlığa itilir yoklukta.
Duru farklar, yok edilişler,
Kaç cephe dolambacında,
Hissizleşen deriler, dirilişler.
Bir kıvılcım boyu değerken arşa
Akınlar biriken ruhumda inşâ
Yok muydu gözünde hilkâtin
Makber karası temaşâ
Bugünlerde bir başka hatırlıyorum günleri
Sanki gelip geçen ben değilim
Sanki ellerim başkasının elleri
Bir başka fısıldıyor sessizliğim
Bu günlerde bir başka sanki sokağım
Bir vadi ağzında,
Oyuk oyuk günlüklerinde,
Günden güne erimişcesine,
Günden güne hasta,
Ve uzanmış bir yatağın,
Gökyüzüne bakan suretinde,
Esaret,
Zamanda saklı,
Zamanın içindeki kudret,
Sanki almış da gitmiş başımı,
Bir bankın en soğuk köşesinde,
Doldururken en yalnız yaşımı.
Eskiden güzeldi her şey
Sokaklar süt akı inceliğinde
Arnavut kaldırımları nezakete gebe
Cam gibi parlak suretlerde imkân
Binalardan daha yüksek dallarda
Gölgemizin müsebbibi âşiyan
Ardı ardına nidalar,
Elmacı sepetlerinde tütsü,
Gülistan tepelerinde sırt üstü,
Dokunabildiğin her yıldız,
Yer edinir sesinde,
Bir akşamüstü.
En yalnız
En bırakılmış yerinde gecenin
Bir pencere
Aralanır gözlerimle
Gecenin serin nefesinde
Soluklanır tüm yalnızlıklar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!