İncilere sarılı,
İncilerde yaşar kıvılcım,
Dolana dolana günlerinde,
Senin günlerinde,
Kaybolur gözlerinde sancım.
Kaybolurum.
Dostlar dostları görürdü uzakta,
Her uzağa giden yollar yakında,
Zaman ufalanırken avucunda,
Uzaklar yakın olacak yakında.
Mülkler canlarla gömüldü semaya,
Tan yerinde uykusuz gezen bulutların
Bahçelere düşen kavruk gölgesi
Ve gölgeleri izleyen izlerimin
Bana vurulmuş kelepçesi...
Yine aynı gün kollarımda
Yine gözlerimin semaya
Sabahın başımızı okşayan anında,
Bir avuç toprak alıp kokladık,
Ömür denilen çemberin çıkmazında.
Gök mavi, rüzgâr tel örgülerde yanmış,
Bendim kaynıyor, dalgalar çığlık çığlığa.
"Yolculuğumuz" diyorum,
Bir yağmur olurum,
Belki sağanak,
Kucaklar beni parmaklıklar,
Büyütür göğsünde,
Büyütür ayrılıklar.
Gecekondu biriken sokaklarda telaş var
Bir gaye bir ömrün günlerine sarılıyor
Uzaklarda yakınlaşan kansız bir savaş var
Yayından çıkmayan ok parmağa darılıyor
Dumanı tüten evde çocuklar ağlamıyor
Bunca yıl geçmiş zamandan ben beklemişim
Bir nefesin ardından bir nefes daha istemişim
Yetmemiş yetişmiş gökyüzünden bir sada
Ellerimde çizgi çizgi yeşermiş bir haya
Heyhat çoktandır gelmiş beklediğim
Irmaklar serildi kar gibi yollarıma,
Uzak geldi uzanmak kollarıma.
Bir sinek kanadı koyuldu omuzlarıma,
Dağlar titredi bu serkeş yorgunluğuma.
Tüketiyor nefesini her an,
Vakit, bacalardan çığlıkları kuşatan.
Bir kalem bitiriyor hikayemizi,
Biziz hikayede kahraman.
Kanatlarını sererken gül goncaları,
Hâtıralarım arasında yer bulduğum
Köhne bir zamanda, metruk bir odada
Sessizliğin rüzgârı kuşattığı kadar yalnızım
Ben ne sizdenim ey şaşmış beşer
Ne de yaşadığınız zamandan bir parça
Zulmünüz aşağıların aşağısından




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!