Yorgun Çınar Şiiri - Bahtiyar Cm

Bahtiyar Cm
76

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Yorgun Çınar

Bir gece ansızın çekilince damarlarımdan bu hayat,Bilin dostlar, o gün bitecek bu ağır, bu bitimsiz nöbet.Yıkılacak omuzlarımdaki şu dünyanın yükü.Gözlerimi kapatınca başlayacak asıl memleket.

Ben ki her fırtınada tek başıma ayakta duran,İçindeki kimsesiz çocukla sessizce vuruşan,Kendi gölgesinden başka sığınağı olmayan bir adamım.

Gözlerim doldu da bir gün akıtacak bir deniz bulamadım.Sözlerim yığıldı dilime, söyleyecek bir meydan bulamadım.

Oysa ne çok isterdim bir akşamüstü babamın dizine çökmeyi,Hesapsız kitapsız, sadece oğul gibi kokusunu içime çekmeyi.

Ne babamın o mağrur omuzlarına yaslayabildim başımı,Ne de bir gün arkamda dağ gibi durduğunu görebildim.

O sustu, ben çekindim.O sordu, ben gizledim.

En çok da baba kokusuna hasret bu yetim yanımı saramadım.

Ne anama sarılıp feryat figan ağlayabildim doya doya,Ne içimdeki yangını anlatabildim o kutsal kucağında.

Kıyamadım onun dertli yüreğine yük olmaya.Gizli gizli yuttum hıçkırıklarımı hep başka odalarda.

Oysa bir ana eli değseydi saçlarıma, dinerdi belki bu sızı.O da sormadı içimde kopan fırtınanın adını.

Hep bir "iyiyim" yalanının arkasına sakladım yaşımı.İçim kan ağlarken dışarıya gülücükler bağışladım.

Kendi yaralarımı kendi kanayan ellerimle sardım.Bir tek şu kalbimin ortasındaki ilk çocukluk sızısını dindiremedim.

Korkularım pusuda bekleyen kurtlar gibiydi geceleri.Karanlıkla bir olup boğdular hecelerimi.

Yılmadım.Diz çökmedim.Eyvallah etmedim kimseye.

Kendi küllerimden yeni bir gökyüzü doğurdum kendime.Beni ben büyüttüm.

Ey dünya, duyuyor musun sesimi?Hiç kimsenin hakkı yok üstümdeki bu yorgun hırkada.

Sütü emeksiz, ekmeği tuzsuz, yolu yokuş ömürlerden geçtim.Kendi ömrümün celladını da şahidini de kendim seçtim.

Ama sorma artık ne haldeyim, nasılım diye.

Beni en çok ne yordu bilir misin bu vefasız ömürde?

Düşerken tutunacak bir dalın olmaması değil.Ağlarken gözyaşını silecek bir elin yokluğu değil.

Beni en çok,

Her sabah aynaya baktığımda gördüğüm,Güçlü görünmek zorunda olan adam yordu.

Kendimi teselli etmekten,Kendi kendime "geçer" demekten,Yoruldum artık bu bitmek bilmeyen gizli harpte.

Şimdi arkamdan esecek bir hazan rüzgârıdır bu hayat.

Varsın dökülsün yapraklarım.Varsın kırılsın dallarım.

Şu dünyanın ne sarayında gözüm var,Ne de tacında.

Ben sıramı savdım.

Gidiyorum kırık bir tebessümle.

Günün birinde sessizce çekip gittiğimde bu şehirden,Arkamda ne bir vasiyet kalacak,Ne bir mal mülk.

Sadece kendi acısıyla büyümüş,Kendi acısıyla yoğrulmuş,Sessizce yorulmuşbir çınarın gölgesi kalacak.

Adımı bilen olur belki...Ama yükümü kimse bilmeyecek.

Bahtiyar Cm
Kayıt Tarihi : 28.07.2026 21:37:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Bu şiir, güçlü görünmek zorunda kalan insanların sessiz hikâyesidir. Bazı yaralar vardır, ne anlatılabilir ne de tamamen iyileşir. İnsan bazen babasına söyleyemediği özlemi, annesine gösteremediği gözyaşını ve kimseye belli etmediği yorgunluğunu ömrü boyunca içinde taşır. Yorgun Çınar, hayata direnen ama en çok yalnızlıktan yorulan bir insanın iç sesi ve sessiz tanıklığıdır. Bahtiyar

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!