Urganmış sevgimin düğümü, senin coğrafyana kördüğümüm
Gözlerimin cemresinde vukuat var ey yar!
Görmez misin , bakışlarımdan ne hoyrat ırmaklar akar?
Ah yine dün geçtiğin köseden geçtin
Yine elin cebinde,
Rüzgar esiyor
Saçındaki bir kaç tel dalgalanıyor
İkimiz bir kurşun kalemdik
Sen ucuydun, ben ise silgisi
Sen yazardın onca sözü
Ben silerdim izi kalmasın diye
Uykusuzluğun tesbihini çekiyorum her saniyede
Can çekişen damarlarım görürken resmini
Cüzzam oturuyor küflü duvarlara
Bir şamar gibi iniyor sensizlik!
““Ben kuşlardan da küçüktüm bir gece vaktiydi
Aşk tuttu elimden benim”
Şarkı sözlerini iyi bilirim
Bir kadın, ağlayarak anlatıyor kara bohçasını
Hangi çaresizlik içinde sarıyordu içine dumanını
Bir adam, kara ay düşmüş ömrüne
Hangi rengin dramında alıyor sahne
Martılar semanın kollarından süzüldüler
Bahçıvanın bahçesindeki çiçeklerden taç mı takacaklar ?
Gökkuşağından salıncak mı yapacaklar?
Bedestenden rengarenk kumaşlar mı alacaklar?
Onlar bu yere gitmemiş aldık haberlerini….
Birinin tüyü hücrelerin bağrında yanan acılara konmuş
Kamçılanir sensizliğin alfabesi, mahkumum yüreğine
Kaç pencere açtım faydasız uzandım boylu boyunca yine sana,
Günün ortasında gökyüzü yıkıldı karanlığımın enkazındayim,
Mavi rüzgar durgun, gri bulutlar muhafız günlerime
Eski bir palto
Duvarda asılıyordu
Rengi biraz solmustu
Ne kadar da ucuza almıştım onu,
Bir kadın mutfakta,
Yemeği yapıyor usulca,
Defteri var çekmecede,
Karalıyor arada onu gizlice




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!