Diller oturup ağlar hayatı anladıkça,
Uçurtmaların rengi siyahlaşır düşlerimin rengi soldukça,
Başımın üzerinde kartal gibi uçar cümleler,
Yaşam perdelerini kapar sahnesi biter oyuncuya,
Tel örgülerin arkasından baktım sana,
Sen sarardın, döküldün,
Bir yağmur yağdı sonra,
Islandık birlikte,
Sen yine sarı renginle bak bana,
Gitme,veda zamanın olsa da,
Sen gittiğinde gökyüzünün kucağında eridi zaman
Bardaktan boşalırcasına yağdı hüzün,
Sonra seni hatırladım, ışığı sönmüş ruhumda,
Bir yıldız çaldım geceden,
Anıların şekerini kattım karıştırdım ruhuma,
Kelimelerin trafiğine takılıp atardamarda bir yürüyüş oldum,
Zarfları açtım gün denen ömrün istifini bozdum,
Konar göçer hayatın anlam ziyafetine delikler açtım,
Bir yazarın kalemdeki isyanına oturup da ağladım.
Büyük dev harfler ile kalbimin camlarını kırdım.
Alevli yürek atışlarıyla çemberin içinde haykırdım.
Ben bugün anne oldum
Damarlarımda büyürken zakkumlar
Çığlıklar yırtarken nefesimi
Denizler taşarken gözlerimden
17 yaşındaydım
Pembeye mahkum düşüncem
Zamandan gülücük süzülüyor
Entarimden çiçekler
Kaf dağında hayaller
17 yaşındaydım
Tam 318 gün geçti üstünden
Gömüldüm toprağa, terk etmedim nefesi
Uzattım ellerimi, kadehimde cehennemin rengi
Akrebi kırbaçlayan saat acıtıyor her saniyeyi
Nedir bu umutlarımın kısır hali ?
Gözlerim ağırlaşıyor bu güneşin karanlığında
Oyunlarda domur domur alında biriken terleri olsun tüm çocukların
Gözyaşları nöbet tutmasın devriyeler bitirsin bu karanlıkları
Peki bu çelimsiz bakışlar nasıl görebilir çığlıkları
Her kirpiğimde bir ok, gözlerimin kapandığında saplanır içime
Kabuklarım acının kurşunuyla soyunur ruhum
Kabuklarım dökülür bigane rengimden aslına
Bir ben olurum, dirilirim benliğime
Kandiller erir nefesinin buğusuyla çöl olur denizler
Ah-u zarda intihar eder kelebekler
Açamaz güller hüzzamın makamıyla
Yeşertemedik biz bigane gönülleri acılarla




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!