Bir denize dökülen ırmaklar bile değiliz,
Sen başka denizin sularında boğulurken,
Ben siyahın sularında sana bakarak gömülüyorum.
Sesimi duysan nafile kolların ulaşamaz bende ki coğrafyaya...
Karabulutlar çöker yurduma yatağımdan taşarım..
Nefesim çırpınırken damlalarına ulaşma hayali ile akarım...
Yüreğimin düğümüydün sana mahkumdu gözlerim.
Senin gözlerine hapsolabilseydim eğer gülerdi kaderim.
Kendimi öldürdüm, ruhumun sanığıyım artık
Ziyandadır ömrüm hiç kalmadı bende mantık.
Meftunum ben bu yüreğimdeki zincire
İnsan kim?
Toprağı avuçlayan çamurunda günahı arayan mı?
Çiçekleri solurken baharı vuran mı?
Kaç sevda eder kalbimin cüssesinde taşıdığım aşk?
Adını söylerken içime neden kelebekler konar?
Çölün üzerinden yağmuru bekler gibi seni beklediğim aşikar
Görmez misin, kaç orduyu bakışım etti tarumar?
Kağıda sözler düştü yine
Kimi mahşerin telaşında
Kimi tüyün dokunuşunda
Tebessümler boğuldu sessiz çığlıklarla🕸
Şuh kalemine hangi mevsim vurdu da kalem yazmadı?
Boynu ağırdı kelimelerin köprüden bakakaldı
Neydi içindeki bu hırçın öfke mürekkep akmadı
Çıktın bozkır dağa kucağında cılız otlar kaldı
Çiçek zannettin kaktüsleri sayfalar yırtıldı
Sarardı zaman, beni benzi attı tüm yeryüzünün
Akordu bozuk nefesimin bestesi çalmasın
Ya kelimelerimin boynu bükükse hiç hikayem yazılmasın
Rucü eden şey, benliğimin ve yalnızlığımın istikbali
Kurulsun tahtımda zambakların devri
Pencerelerin izbe, dayanmışım yüreğinin pervazına,
Işığın çehremin feriydi kapatma perdelerini bana
Kaç yaralı bakışın kanatmıştı ruhumu
Yakasından tuttuğum aşk kaç kere yırtmıştı mutluluğumu
Urganmış sevgimin düğümü, senin coğrafyana kördüğümüm
Gözlerimin cemresinde vukuat var ey yar!
Görmez misin , bakışlarımdan ne hoyrat ırmaklar akar?
Uykusuzluğun tesbihini çekiyorum her saniyede
Can çekişen damarlarım görürken resmini
Cüzzam oturuyor küflü duvarlara
Bir şamar gibi iniyor sensizlik!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!