Gönül tezgahımda zakkumlar boy atarken
Sehpasında boynuma geçen kementti gözlerin
Lambaları yaktım, karanlık sayfalarla muhabbet ettim
Sözlerim şarkı olurdu dilimde, anlayabilseydin beni
Yıldızlara kefenini giydirdim, koynuma dikenleri taktım
O parkta karlar elimde erirken
Yanıma izinsizce oturdun
Arabanın içinden bir şarkı duyuldu
Bu ne be arabesk mi diyorum?
O bembeyaz bulutlara zehirli bir diken dokunuyor
Masumluğunu kaybettiği için
Ağlıyor her bir gözü bulutun
Korkuyor kara gölgelerden
Kutsallık yıkılıyor artık yeryüzünde
Abideler çöküyor, koşar ayak ilerleyen kötülüklerden
Bir çayda , karışmış dumanında heyula
Göç etmiş meyusun yüzündeki ayna
Bir çayda, endamında saklıdır izler
Kah bazen hüzün, kah bazen sevinçler
Bir ihtimal
Senin gözlerinde olma ihtimali az da olsa,
Sevdim kendi gözlerimi…
İmkansız da olsa
Bir ihtimali sevdim…
Kahvenin üzerinde eksilen köpüktür biraz hayat
Eksilir her şey kaşığında çırpınan hayata inat
Şekerli ya da sadenin soluğunda
Sohbetin demi pusu kurar dudağında
Konuşmaya gebeyken dillerin
Bir kelime doğmadı
Son kez diyebilseydin
Ya da o kelime doğabilseydi
Sapanla vuruldu çocukluğumuz
Biraz öyle oldu bizim halimiz
İnsanın iyi olabileceğine , bir de tatlı söze kandık
Bir küçük taş ürkütecek değildi bizi oysa
Ama o taş kalbimizi gömdü çukura
Bir şiir
Seninle bir şiir yazalım sevgilim
Başlığını ben koyayım, son kelimeyi sen yaz,
Bir lambanın altında aydınlatsın yüregimizi mısralar...
Bir şiir yazalım sevgilim,
Romanımın sayfaları;
Kimi kopuk,
Kimi karalanmış,
Ayrılmak istemez ki kitaba tutunmuş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!