Çocuktuk berrak günlerin kucağında kahkahalarımız vardı
Çocuktuk tüm renklere kulaç atardık
Şarkılar eşliğinde hayallerden hükümranlığımızı kurardık
Masumluğun resmini çizerdik şarkılarla
Sonra doldururduk şarkıları kasetlere, bizden mutlu kim vardı?
Ah şarkılar oltamıza takılırdı peri olurduk birden
Boyalı kuştum
Ne maviydi rengim ne de sarı
Boyadılar beni
Tanıyamadım kendimi
Gökyüzünün yumağındayım ama ipimi atmışlar
Yuvarlanıyorum sana, hayata, dünyaya…
Beyaz değilim gayri bundan sonra
İçime dökülüyor bugün tek tek bulutlar
Hangi renkte süzülür semada kuşlar ?
Güneşin bir busesi konsa
Bulutlar küser semaya
Grinin ağıtında
Konuşsun gökyüzü toprakla
Ödeşemedik;
Kefeme koydukların çok ağır
Hesaplaşamadık
Katladığın kağıtlarda hayalim yazılı
Şebnemler güneşle öpüşür bir bahar günü
Ey çocuk içindeki çiçekleri büyüt bahçende
Masumluğun kokuyor gözlerinde
Tenin pembe, rüyaların gibi
Sen büyüme….
Seni diktim bakışlarıma nasıl söküleceksin yerinden?
Öyle bir dağladın ki bozkır oldu yollarım.
Çiçeklerimi kopardın en güzel bahçemde.
Dipsiz bir kuyuda bir ışık huzmesiydi halbuki gözlerin
Bilemedin her satıra seninle başlardı sözlerim.
Çıktık gökyüzüne seninle, bundan bile haberin yoktu
Can simidi
Kelimeler eriyor ıssızlığımdan
Tek bir kelimem kaldı,
Nasıl anlatayım?
Kaf dağından yuvarlanışımı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!