Cümlelerimin sayfaları
Götür beni ey sokak, sözlerini ben söyleyim adımlarımın.,
Ayni nakaratta volta atmayım burada,
Ruhumun rotası kalabalıklarla kangren olmasın,
Yüreğimin koridorlarında sert duvarlar incitse de beni,
Giryanım emzirdi bakışımdaki beni
Terk etmedi bendeki yaslı dereyi
Saçlarımdan sıyrılır akkor düğümleri
Aynalar kırılır yeşerttiğim hayalleri
Hangi kelimeyi alsam elime
Kapının önü insan yığını, sesler kulağımda uğulduyor
Kapıyı kapatsam nafile çığlıklar insanı deliyor
Hak arayanın yanında bir de çocukların ağlaması
Küçük bir mahşerin yansımasıydı sanki burası
Hiç kimse bakmıyor ve herkes duvarları kendine örüyor
Küçük kızın düşmesine kimse bakmıyor
Bir masanın başında oturmuşuz,
Aynı bardaktan çay içiyoruz ikimiz,
Çaya karışıyor tüm duygularımız
Tad katıyoruz birbirimize, yine el eleyiz
Ben Züleyhaydim sen ise Yusuf. Takvim yapraklarım daha ağırdı, senin ömür satırlarından. Nefesinin mısraları benimkinden daha azdı. Sen Yusuftun, gömleğini yırttım imkansızlığın. Gel bir sarıl bu imkansizligin kemikleri kırılsın. Senli zamanlarımda eritmisim yüreğime şekeri. Sensizliğin tadı şekerin zehriymis meğer. Dipsiz bir kuyuda adını hecelemekmis ve söyleyememekmis içindeki kelimeleri ve seni görebilmenin umudu, aydınlatıyordu bu kuyuyu. Gururumun tercümanı yoktu ve sen geçiyordun gözlerimin önünden. İmkansızliğin tınısı fisiltiyordu kulağıma "seslenme Yusuf'a", Sessizliğin kuyusunda görebildim ya seni...Seni görebilmek gülümsememin nedeni.
BAKIŞIMDAKİ CÜMLEMİN TEK ÖZNESİ
SENİ HECELER, İBBAR EDER BENİM YÜREĞİMİ
BELKİ BİR BAHAR UĞRAR TEK BİR GÜNÜME
BİR MISRALIK ŞİİR YETER Mİ ÖMRÜME
BİNLERCE MISRAYI NE EDEYİM SENSİZ NEFESİME
GÜNLERİM SOLUYOR VE SÖYLÜYOR SENSİZLİĞİN ŞİİRİNİ
Güneşsiz günün lezzetinde yerde sürüklenen yapraklara takıldı gözlerim,
Nefesiyle ayak direnirdi bana, bende uçuşan eteklerimle uzanırdım göğsüne,
Penceremi açtığımda kulağıma fısıldadı öyküsünü
Duman duman eriyip rayihasında gözlerini bulmaktı
Yaşam, çiçekler giydiğin baharının elinden tutmaktı
Görebilmenin ihtimalini yaşarken gözlerim
İçimde taşıdığım sır, bu hikaye benim
Deli heyecanıma bu duvarlar tanıktı
Uğurlayamadığım seni işte, kalbim sana yanıktı.
Yana yakıla yaşadım ben bu görebilmenin nöbetlerini
Diller oturup ağlar hayatı anladıkça,
Uçurtmaların rengi siyahlaşır düşlerimin rengi soldukça,
Başımın üzerinde kartal gibi uçar cümleler,
Yaşam perdelerini kapar sahnesi biter oyuncuya,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!