Sen konuşuyordun, kanat izleri oluşuyordu gökyüzünde
Fiyakalı yaşamdır benim için aynada iki kişiyi görünce
Tarifsiz bir mevsimin harflerin tuzağındayım,
Kalbin bir kapan , anlarım bunu yüreğimin kırıklığından
Aynada yüzüm
Beyaz güller koparılmış gözümden
Acının külü konmuş gülüşlerime
Aynada biraz diri kalmış kırmızı
Mor çoraplı bir kadın geçer sokaktan
Karanlığın ortasında bir ceberrut konuşur taştan
Bahçemde solmasın hiçbir gül
Toprağımda boy atmasın çıbanlar
Yaralarımı kimse kurşunlamasın
Hiçbir kelimemin ünlemle ilişkisi yoktu o zamanki takvimde,
Nasıl oldu da zamanın çatık kaşı selama durdu
Güneş güne bekçiyken firar etti de gün akşam oldu
Kelimelerimi rehin aldı nefesimin enkazı
Bardağın içinde çığlık
Bardağın duruyor orada
O günü pamuktan kafese sardım
Naylon kalbine inat
Bardağını kaldıramadım
Bir bavulda çok şey taşınır
İki gözü sarhoş eden baygın ruhu
Satırları parçalayan anıları
Bir bavul ne kadar ağır olabilir
Bayım 🎩
Bir ıslak bir şehir
Bütün kuruyan kaldırırımlarda ayak izleri
Adımınızın izi yoktu bayım
Bu kadar damlaların istilasında...
Kalemin ucundan dökülen mürekkebin değdiği iz misin?
Kağıda tüm gücüyle yaslanan hisli bir şiir misin?
Hattatın gözbebeğinden parmaklarına dokunan ince bir şekil misin?
Sokağın başında duran bankın yalınayak tanık olduğu hikaye misin?
Buğulu camlara çizilen bir hayalsin belki,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!