Yasemin Tanık Şiirleri - Şair Yasemin Tanık

Yasemin Tanık

Koro halinde söylenen şükür ilahilerini duyuyor musun?
Yani yağmurdan sonraki yeryüzünün minik notalarını
Köhne karanlık ya da nadas değil ruhun
Sadece bir fırça darbesiydi senin yaşadıkların
Sen Edward Munch'un Çığlığı olarak gördün tüm tabloyu

Devamını Oku
Yasemin Tanık


Unutulmuşum!
Güneşle el ele olan dalım sensizliğinde kırıldı
Ne çok dallar vardı tutabildiğim halbuki
Sıkıca tek sardığım el senin elindi
İçimde ormanlar büyütürken

Devamını Oku
Yasemin Tanık



Sana bakışım bir heyelandır, beni darmadağın eden
Kuşandım gözlerini kadehimde kanımı içtim mütemadiyen
Akrebin gölgesinde kırıştı bak her zerrem
Tutuştu bak gökyüzü bulamadım hiçbir yerde merhem

Devamını Oku
Yasemin Tanık


Sen gittiğinde gökyüzünün kucağında eridi zaman
Bardaktan boşalırcasına yağdı hüzün,
Sonra seni hatırladım, ışığı sönmüş ruhumda,
Bir yıldız çaldım geceden,
Anıların şekerini kattım karıştırdım ruhuma,

Devamını Oku
Yasemin Tanık

Özgür kelebek uçmak için rüzgarı bekler
Pencerenin önünde oturmuş nine oğlunun yolunu gözler
Dört nala koşan atlar destanının yazılması ister
Bir çocuk sadece gözyaşının akmamasını diler
Kuş yavrusuna azık bulmak için çok yer gezer
Çatlayan topraklar dört gözle yağmuru bekler

Devamını Oku
Yasemin Tanık


Sâdece bakışıyorum harflerle,
Hiçbir harf elini sıkmasın diğer harfin
Ya oturup muhabbet ederse harfler!
Parçalayabilir işte insanı, bu oluşan kelimeler

Devamını Oku
Yasemin Tanık

Kulağınıza gelen şarkılar kuyuda söylenen ağıtlardı
İzbenin ortasında kamçılanan ruhtan tebessümler savruldu
Yağmur sandığınız şey baharın gözünden damlayan yaşlardı
Ellerini açtığınız anda, eteklere sulusepkenler yağdı


Devamını Oku
Yasemin Tanık

Kafiyeli yaşamın istifi bozulmayacak aydınlık günlerdi
Kötülüğe körebe olurdu yüreğimizdeki bakışlar
Nağmelerin ölçülerini ay tenli günlerin salıncağında,
Avazımız çıktığı kadar süslerdik yaşamı şarkılarımızda

Uçurtmanın ipini küllenen zamanın tünelinden geçirdik

Devamını Oku
Yasemin Tanık

Kelimelerin trafiğine takılıp atardamarda bir yürüyüş oldum,
Zarfları açtım gün denen ömrün istifini bozdum,
Konar göçer hayatın anlam ziyafetine delikler açtım,
Bir yazarın kalemdeki isyanına oturup da ağladım.
Büyük dev harfler ile kalbimin camlarını kırdım.
Alevli yürek atışlarıyla çemberin içinde haykırdım.

Devamını Oku