Kağıda sözler düştü yine
Kimi mahşerin telaşında
Kimi tüyün dokunuşunda
Tebessümler boğuldu sessiz çığlıklarla🕸
Elinde belgelerle gelen bir kadın
Anlatamıyordu derdini heyecandan
Kadına uzatıldı beyaz bir kağıt
Yazarak anlat dediler meramını
Şuh kalemine hangi mevsim vurdu da kalem yazmadı?
Boynu ağırdı kelimelerin köprüden bakakaldı
Neydi içindeki bu hırçın öfke mürekkep akmadı
Çıktın bozkır dağa kucağında cılız otlar kaldı
Çiçek zannettin kaktüsleri sayfalar yırtıldı
Hangi renkte açar savaştan kalan bu kalp?
Hangi renkte dirilir toprağına el süren çiçek?
Duyguların mahrecinde hangi cümle esir edebilir karanlığa?
Günahlar el pençe oturup bekler mi insanı?
Kapın her çalındıkça 'O mudur?' diyeceksin...
Sinemin avazında dudağımın eşlik ettiği ,
bir nakarat değil sadece
Kapımın çalınmasını isterim
Sarardı zaman, beni benzi attı tüm yeryüzünün
Akordu bozuk nefesimin bestesi çalmasın
Ya kelimelerimin boynu bükükse hiç hikayem yazılmasın
Rucü eden şey, benliğimin ve yalnızlığımın istikbali
Kurulsun tahtımda zambakların devri
Pencerelerin izbe, dayanmışım yüreğinin pervazına,
Işığın çehremin feriydi kapatma perdelerini bana
Kaç yaralı bakışın kanatmıştı ruhumu
Yakasından tuttuğum aşk kaç kere yırtmıştı mutluluğumu
Kırk kere tövbekar olur da, bir kere uslanmaz insan
Kırk yerden vurulur yaşar da, bir kere de ölür insan
Kırk ordu ile galip olur da, bir kendine yenilir insan
Kırklar mezarlığına gider de, bir kere nasiplenmez insan
Kırmızı dosya
Kırmızı dosya, kağıtlarda ne gizli?
Kırmızı dosya öğrenmek istedim içindekileri,
Kırmızı dosya suçlu ve suçsuz kimdi?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!