(gözler)
Fezayı göster bana gözlerinin kanatlarıyla
Gözlerinin boy atar cansız semalarımda
Beni benzi sararan güneşin yeni ressamı
Mavi gökyüzünün neşeli boyacısı
Otuz sayfalık kısa öykünün sıcacık ayı
Bir aylık yürürlükte kalan yasanın en güzel hali
Hoş geldin,
Bir masa iki sandalye, yeryüzünü kıskandıran bir haldeyiz seninle
Gözlerimle yazıyorum gözlerine sanki hiçbir şey yitirmemişçesine
Buğday başağı zamanları soluduk, o sandalyedeki nefesimizle
Bir denize dökülen ırmaklar bile değiliz,
Sen başka denizin sularında boğulurken,
Ben siyahın sularında sana bakarak gömülüyorum.
Sesimi duysan nafile kolların ulaşamaz bende ki coğrafyaya...
Karabulutlar çöker yurduma yatağımdan taşarım..
Nefesim çırpınırken damlalarına ulaşma hayali ile akarım...
Yüreğimin düğümüydün sana mahkumdu gözlerim.
Senin gözlerine hapsolabilseydim eğer gülerdi kaderim.
Kendimi öldürdüm, ruhumun sanığıyım artık
Ziyandadır ömrüm hiç kalmadı bende mantık.
Meftunum ben bu yüreğimdeki zincire
Kaç sevda eder kalbimin cüssesinde taşıdığım aşk?
Adını söylerken içime neden kelebekler konar?
Çölün üzerinden yağmuru bekler gibi seni beklediğim aşikar
Görmez misin, kaç orduyu bakışım etti tarumar?
Kağıda sözler düştü yine
Kimi mahşerin telaşında
Kimi tüyün dokunuşunda
Tebessümler boğuldu sessiz çığlıklarla🕸
Sarardı zaman, beni benzi attı tüm yeryüzünün
Akordu bozuk nefesimin bestesi çalmasın
Ya kelimelerimin boynu bükükse hiç hikayem yazılmasın
Rucü eden şey, benliğimin ve yalnızlığımın istikbali
Kurulsun tahtımda zambakların devri
Pencerelerin izbe, dayanmışım yüreğinin pervazına,
Işığın çehremin feriydi kapatma perdelerini bana
Kaç yaralı bakışın kanatmıştı ruhumu
Yakasından tuttuğum aşk kaç kere yırtmıştı mutluluğumu
Urganmış sevgimin düğümü, senin coğrafyana kördüğümüm
Gözlerimin cemresinde vukuat var ey yar!
Görmez misin , bakışlarımdan ne hoyrat ırmaklar akar?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!