Yüzümü silkeliyorum belki kızarak
Belki hırçınlaşarak
Biraz kir , biraz ter, biraz makyaj
Kızarıyor yüzümün hatıraları
Kuşun kanadından süzülen tüy gibi değildi sana veda eden gözlerim
Kırılan kadehin dört bir tarafa sıçrayışındaki serzenişti bu
Veya savaşın ortasında kana bulanmış zırh gibiydi yüreğim
Oysa ne çok barışık cümleler kurardık birbirimize
Ve gül destesinden türküler söylerdik gülümsemelerimiz her notasında
Senden sonra;
Yapraklar cemreye küsmüş
Çiçekler kendini yere atmış
Özlemek bir kelime değil, lügatımda açıklayamam manasını
Zaman , kirpiklerinin birbirine değmesi kadar acı verici artık
Susmak, tüm cephelerde mağlup olmanın buruk bir sızısı
Siper ettiğim kalbimin aynasında gördüm suretimin kılıç yarasını
Gökyüzüne açılan pencelerin perdeleri yırtmaktı kuşun kanadı
Uçamadık sevdanın renginde ve hayat savaşın tam ortası
Tel örgülerin arkasından baktım sana,
Sen sarardın, döküldün,
Bir yağmur yağdı sonra,
Islandık birlikte,
Sen yine sarı renginle bak bana,
Gitme,veda zamanın olsa da,
Bir yaprak elimi kondu kırık kanatlarımdan güvercinler uçurdu
Köhne düşüncelerimin elinden tutan rüzgar meydanlarda atlar koşturdu
Nereden bilebilirdim ki, yakarken yalnızlığımı yağmurlara yürüdüğümü
Yaşamın her harfiyle tanıştığımı ince tebessümümde gömebileceğimi
Nedir ki kalbinin ağırlığı ya da değeri?
Satamadığı mendilleri yüzünden,
Biçare kalarak merdivende gözü yaşlı çocuk muydu?
Sabahın ayazında simitleri satmak zorunda olan kolu ve bacağı olmayan adam mıydı?
Denize hüzünle bakan yaşadıklarının muhasebesini yapamayan kadın mıydı?
Bardaktaki suya dalıyor gözlerim,
Kendi kabında hafif salınımlar yapıyor
Yüregim gibi
Ya da her gün gibi...
Gark oluyorum bir an,
Güneşe astım kıyafetlerimi
Üzerinde kurusun hallerim
Yol alsın savaşımın ortasında kalan atlılar
Yansın kıyafetlerim
Elimden tut anne!
Kaplasın yeryüzünü şefkat yumağı..
Anne güvercinin kanadı gökyüzüne çizilsin
Yaslansın omzuma gülistan oyaları




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!