Yaşanan Çığlıklar Şiiri - Sabri Servetoğlu

Sabri Servetoğlu
151

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Yaşanan Çığlıklar

Çığlık atsam…
Göğün çatısı yarılır mı üzerime?
Yoksa daha derin bir suskunluk mu iner

Çığ gibi, kemiklerime?
Akbabalar… kargalar…
Bir çağın çürümüş gölgesi gibi
Döner durur başımın üstünde.

Ben ki
Duvar diblerine sinmiş bir insanım
Hıçkırığı bile kendine yasaklayan…

Rakı boş
Kadeh dolu değil artık
Sadece geçmiş sızıyor camdan içeri
Ve anılar…
Birer hüküm gibi yaşıyor hâlâ.

Mutluluk…
Bir zamanlar dokunduğum o ateş
Şimdi karanlığın içinde kül.
Seni yanımda görmeyince
Alev bile titrer
Dudak bile kendini inkâr eder.

Gramofon…
Bir mezar taşı gibi döner
Aynı şarkı:
Eskimiş bir cennet yankısı.

Mum ışığı…
Ne aydınlatır artık
Ne de teselli eder geceyi.

O geceler…
Delilikle mühürlenmiş sevişmeler
Şimdi birer yargı dosyası gibi önümde.

Hatıralar erir
Su değil… ateşten bir buhar gibi
Ve duvarlar…
Nemli bir kader gibi çöker üstüme.

Ellerim tutamaz
Soğuk demirleri
Zamanın bileklerini…
Ve sen…

Ey içimde kalan kadın
Seni bir nefes gibi içime çekebilsem
Belki dünya susar.

Ama bilirim:
Her çekiş bir ayrılıktır
Her yakınlık biraz daha uzaklık.

Senden ayrıldığımı bilse
Kanın içinde yarasalar uyanır
Sessizlik bile çığlık, çığ olur.
üzerime düşer ve korkarım…

Bu ses büyür
Duvarı da yıkar
Zamanı da.

Ben ki
Yaslandığım her şeyi kaybeden adamım
Şimdi anlıyorum:

Bazı çığlıklar
Söylenmez…
Yaşanır.

Sabri Servetoğlu
Kayıt Tarihi : 3.07.2026 13:39:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!