Tabîb-i Dil (Gönül Tabibi)
Bilinmez bir dehlizde, yönünü şaşırmışken,
Hayvani heveslerin peşinde şaşkın giden,
Zanneder ki kurtulur, kendi kendine insan,
Halbuki kılavuzsuz geçilmez bu asuman.
Görünüşe Bakmaz Ulu Yaradan
Aldanma dünyaya, şekle, surete,
Gönül kapısını aç hakikate,
Ameller dökülür kalpten niyete,
Dışın süsü kalmaz, gider buradan,
Seher vakti figan eyler dertli can,
Bağ u bahçe nura boyandığı an.
Gülün sevdasıyla kavrulur cihan,
Güle aşık bülbül ötüyor yine.
Dikenler sarılsa gonca tenine,
Yalan sevgi rüzgârdır, eser de geçer,
Zorluğu görünce menzilden kaçar.
Hakiki sevenler hep çile seçer,
Gülü seven dikenine katlanır.
Yardan gelen cefa, cana safadır,
Aşkın ile yanar kalbimin içi,
Siler sînelerden karayı, kiri,
Gönül arzuluyor o nurlu piri,
Gül yüzünü rüyamızda görelim ya rasülüllah..
Geceler uzarken gözümü kırpmadan,
Topraktan yaratıldın, unutma özü,
Kibirle kör etme basiret gözü,
Yarın kara toprak bürür bu yüzü,
Gururlanma insanoğlu, kendine gel.
Malın mülkün kalır, gitmez seninle,
Kalbe vuran gizli sesin peşinden yürür bu can,
Yaratılan her ne varsa Hakk’tan kalmadır nişan,
Hor bakma sen hiçbir kula kalbin olmasın ziyan,
Yerde gökte ne var ise sev Yaratan’dan ötürü.
Ademoğlu dünyaya çıplak gelir, yalın ayak,
Zengin fakir fark etmez, sarar herkesi beyaz ak.
Ne sarayın ihtişamı, ne de üstte yırtık çul,
Mevla katında farksızdır, sultan ile garip kul.
Gören gözler kör olur, karanlığa daldığı an,
Eşrefil verasın sen ey insanoğlu,
Önünde uzanır hakikat yolu.
Mülkün en şerefli incisi sensin,
Cihana lütfedilen kutlu nefestin.
Hâlimiz n'olur mahşerde,
Perdeler kalktığı yerde?
Ameller tartıya çıkar,
Uğrarsak orada derde!
Güneş tepemize iner,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!