Tutsak bir aşk Şiiri - Şair Yazar Ali Saye

Şair Yazar Ali Saye
403

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Tutsak bir aşk

Tutsak bir aşkın hezeyanındayım bu gece,
Gökyüzü bile suskun, yıldızlar yorgun ince ince,
Sanki kader, karanlık bir hançeri kalbime saplamış,
Ben her nefeste seni severken hayat beni yaralamış.

Yüreğim aşkı, vuslatı yaşamaya hazırdı oysa,
Bir gülüşüne ömür veren çocuk yanım hâlâ oradaysa,
Neden her bahar içimde kışa dönüşüyor ansızın?
Neden adını anınca gözlerim doluyor sessizce, sakinsiz?

Kalbim hâlâ “o” diyor,
Aradan geçen zamana, kırgınlığa rağmen “o”…
Sanki senden başkası hiç dokunmamış ruhuma,
Sanki dünya senin gözlerinde başlamış da
Sensiz kalınca kıyamet kopmuş içimde sonsuza.

Her vazgeçişimde yeniden sana dönüyorum,
Küllerimden doğup yine aynı yangında sönüyorum,
Ne çok “unutacağım” dedim aynalara baka baka,
Meğer insan en büyük yalanı
Kendi gözlerine söylüyormuş ağlaya ağlaya.

Bir şehrin bütün sokakları sana çıkıyor şimdi,
Hangi köşeye dönsem sesin çarpıyor geceme gizli,
Bir şarkı duyuyorum mesela,
Ansızın gözlerin oturuyor karşıma,
Ve ben kimseye belli etmeden
İçimden yıkılıyorum usulca.

Bilmezsin…
Sen giderken yalnız bir insan bırakmadın arkanda,
Bir ömrü eksik bıraktın yarım dualarla,
Gülüşlerimi astım karanlığın duvarlarına,
Şimdi hangi sabaha uyansam
Bir tarafım gece kalıyor ardımda.

Ne çok sevdim seni…
Bunu kelimeler bile taşıyamaz aslında,
Çünkü bazı sevdalar anlatılmaz,
Ancak susarak yaşanır insanın içinde.
Ben seni öyle sevdim işte;
Bağırmadan, anlatmadan,
Herkes giderken bile içimde yer açarak…

Bir çocuğun masumiyeti vardı kalbimde,
İnanırdım sevgilerin sonsuz olduğuna delicesine,
Oysa hayat öğretti zamanla;
Kimse kimsenin yarasını taşımıyormuş omzunda,
Herkes biraz kendi yalnızlığını seviyormuş aslında.

Geceler uzun şimdi…
Saatler geçmiyor sensizliğin kıyısında,
Ay bile solgun bakıyor pencereme utana sıkıla,
Ben bir sigara dumanında seni ararken,
Hatıralar oturuyor karşıma
Eski bir dost gibi yavaşça.

Bazen diyorum ki;
“Bir gün çık gel hiçbir şey olmamış gibi…”
Ben yine affederim gözlerini,
Yine düşerim o sıcak sesinin peşine,
Çünkü sevgi dediğin biraz da
Kendi canından vazgeçmek değil midir sevdiğine?

Ama yoruldum…
İnsan en çok da beklemekten yoruluyor,
Gelmeyeceğini bile bile
Kapıya bakan gözlerinden utanıyor,
Ve bir süre sonra aynadaki yüzüne yabancılaşıyor.

Şimdi içimde kırılmış dualar taşıyorum,
Adını anarken bile sessiz konuşuyorum,
Çünkü bazı acılar vardır;
Ne anlatılır ne unutulur,
Sadece insanın içine çöker
Ve ömür boyu orada oturur.

Bir gün olur da yolların düşerse bu kalbe,
Belki beni yine aynı yerde bulursun sessizce,
Biraz eksilmiş, biraz kırılmış ama hâlâ seven,
Çünkü gerçek aşk,
Gitmekle bitmiyor bazen…

Bazı insanlar gider,
Ama sesi kalır duvarlarda,
Kokusu siner gecelere,
Bakışı yıllarca insanın aklından çıkmaz da
Kalbi hâlâ aynı kişiye çarpar inatla.

İşte ben öyle bir sevdanın ortasında kaldım,
Ne tamamen yaşayabildim ne de unutabildim,
Tutsak bir aşkın hezeyanında
Kendi içime sürgün edildim…

Şimdi herkes uyurken bu şehirde,
Ben hâlâ seni düşünüyorum sessizce,
Ve içimden sadece şu cümle geçiyor:

“İnsan en çok,
Kavuşamayacağını bildiği kişiyi seviyormuş meğer…”

Şair Yazar Ali Saye
Kayıt Tarihi : 7.05.2026 10:01:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!