Sen ki sükût mülkünün en nurlu seyyahısın,
Bir damla gözyaşıyla ummanı uyandıran.
Kalemlerin pîrisin, sen bu hüznün şahısın,
Siyah bir gül uğruna gönülleri yandıran.
İzindeyim kaç asır, gölgene yüz sürerek,
Heybende taşıdığın o mukaddes ağrıyla.
Kelimeler önünde sessizce büyülenerek,
Piştim o mısraların sönmeyen nârıyla.
Sen anlattın geceyi, ben sabaha inandım,
Sen "yağmur" dedin usta, ben rahmetle yıkandım.
Bir yetim feryadıydı dökülen dudağından,
Ateş aldım üşürken, o yangın ocağından.
Şimdi bir garip yolcu kapısında kelamın,
Ruhuma ayna tutan o efsunlu bestenle.
Sonsuzluğa uzanır gönüllerde selamın,
Aşkı heceye döktün, kanayan o destenle.
Kayıt Tarihi : 28.05.2026 01:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!