Herkes bir ağızdan bağırıyor pazarda,
Sözde adalet satılık,
Her kafadan bir ses, gürültü gırla
Ama zihinler yatılık.
Çok konuşan üstat sayılır burada,
Sükût ise derin bir kuyu,
Boş lafla peynir gemisi yürütenler,
Hep aynı kuklacının oyunu.
Dili uzun olanın gölgesi kısa olurmuş,
Bak şu sahneye,
Fikir fukarası zenginler,
Dönmüş hepsi birer kahpeye.
Bak şu düzene,
Tahta çekiç vurdu mu kürsüye,
Herkes sanır buldu adalet yerini,
Oysa sessizce batan gemide,
Kaptanın tek kelimesi son umuttur.
Kürsüden bağırıp çağırana bakıp da
Sakın ha boşa bağlama umut,
Sana susmayı öğreten o düzene inat,
Haydi durma umutlan!
Laf kalabalığı bir sanat olmuş,
Her köşe başında bir hatip,
Cehalet öyle bir lüks ki burada,
Her cahil kendine bir âlim.
Sözün değerini pul ettiler,
Her gün binlerce boş kelam,
Az konuşmak mükemmeliyettir oysa,
Vermez gürültüye selam.
Konuşanlar konuşsun dursun,
Biz susarak çektik pimi,
Sessizliğin o ağır darbesi,
Elbet patlatır bir gün bu filmi.
Bak şu düzene,
Tahta çekiç vurdu mu kürsüye,
Herkes sanır buldu adalet yerini,
Oysa sessizce batan gemide,
Kaptanın tek kelimesi son umuttur.
Kürsüden bağırıp çağırana bakıp da
Sakın ha boşa bağlama umut,
Sana susmayı öğreten o düzene inat,
Haydi durma umutlan!
Kayıt Tarihi : 20.06.2026 17:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!