Karışıyor karanlığa notasız davulcunun sesleri,
Sırası mı şimdi?
Hasreti giyiniyor, hasreti çıkarıyordum üzerimden;
Hayret! Tıpkı dün olduğum gibi...
Hüzünlüydüm ne güzel;
Kaybolmuşken cümbüşlerde insanlık!
Üst komşunun sesleri penceremde,
Ağlayan çocuğuna söylediği o dilsiz ninni...
Ve her şeye umarsızlaştırılmış ben;
Sessizce yaşamın bir köşesinde,
Gelecek yazın sıcaklığıyla meşgulüm yorganımın içinde.
Sonun rengini arıyor yüzümdeki bu hâl;
Ne yakın, ne uzak...
Mutluluk çaresizlik içinde!
Bir tıkırtı mesafesi ötemiz öfke,
Anın gösterişsiz bir parçasıymış yaşamak.
Yaşlı bir çocuk konuşuyor susmadan içimde,
Dilinde o aynı cümle:
"Canları sağ olmayasıca sevdiklerim!.."
Yalnızlığımda, tam da yüreğimde;
Başım toz, başım duman içinde...
Eski yaşlarım, avutulmuş anılarım,
Yaşanmamışlıklarım birikiyor gözlerimin önünde.
Eksilen günlerimi anıyorum kendimce,
Delice özlemler sarıyor tenimi.
Yıldızlar kayıyor ilerleyen gecede,
Bir yıldızın arkasından söylenecek söz yokluyorum kendimde...
Siliyorum sonra yaşlı gözlerimi, kurusun diye;
Eskisi gibi sızmıyor ruhuma olmayacak düşlerim.
Parmak hesabı ellerimde geriye kalan günlerim...
Meğer sevdiği imiş yaşamı şairin;
Günlerim, sanrılı gecelerim!
Ben yine her şeyin başladığı o yerdeyim...
Kayıt Tarihi : 5.05.2026 13:17:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!