Lisan-ı hâlini anlamak için
konuşmak yetmiyor bazen.
Susarak da anlaşılmaz mı insan?
Peki ne yapmalı insan?
Gönül bağına mı dokunmalı,
ya da bir hayvanın
gözündeki sevinci veya hüznü anlamak için nasıl bakmalı?
Kaç kapı vardır ki içinde sen olmayan,
hangi mevsimde var olmayan?
İlkbaharda dalda yeşeren bir çiçek misali,
ya da gökten süzülen bir kar tanesi,
veya bir sonbaharda ömrünü yitirmiş bir yaprak tanesi…
Ölmekten korkmayan bir toprağın vedasında…
Belki de berrak bir gökyüzünde doğmayı bekleyen bir güneşte mi varsın?
Kaç bahar vardır ki içinde sen olmayan?
Hangi sevinçte tebessüm,
hangi vedada gözyaşı,
hangi duyguda hapsolmuş bekliyorsun?
Tamamlanan bir cümlenin virgülü mü,
yoksa sonunda duran noktası mısın?
Bir tırtılın gövdesindeki süzülüş mü,
ya da kozasında yeniden canlanmadaki sabrı mı?
Bir kelebeğin insana şans getirmesinde misin,
ya da gökyüzünde süzülüşünde mi?
Ve ben nereye baksam, senden bir suret görüyorum.
A.SAYSAL💖
Asiye SaysalKayıt Tarihi : 23.07.2026 08:08:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!