bazen bir kaç kelime dizilir boğazına
önce yutkunamazsın sonra gözlerin dolar.
anlatmak istersin içten içe
anlatamaz içine ağlarsın işte...
duvarlara bakar saatin saniyelerine dalarsın
hayalinde maziden kalan hatırlar geçer
bazen saf bir tebessüm edersin durduk yere
sonra gerçekler yine gelir gözünün önüne
derin bir nefes sonra büyük bir iç çekiş
gözlerini kapatırsın geçsin istersin
her şey geçsin de bitsin
gözlerini açtığında en güzel
hatırandan devam etsin istersin
ama olmaz... her şey karanlıkta kalmaya devam eder...
eline bir kalem bir kağıt alırsın
oturursun yazmaya ...
nereden başlayacağını bir türlü bulamaz
bir harften sonra hangi harfin geleceğini bilemezsin
kilitlenir elin beynin durur
hislerin kaybolur rengin solar...
işte böyle üstad
kandırılmak yok yerine konulmak
bütün hayatını verdiğin biri tarafından
bu kadar kolay harcanmak ...
sığdırmaz seni hiç bir yere ...
nereye gidersen git...
etrafın ne kadar kalabalık olursa olsun...
gelir seninle hep içinde ki o karanlık ...
yok be üstad geçmiyor işte
yutamadığım yıkılmışlıklarım o kadar çok ki
boğazımda düğümleniyor her biri ...
sanki hepsi birden hücum ediyor beynime...
beni içten içe yiyor bu dertler
sonum ne olacak bende bilmiyorum
bu kadar çabuk vaz geçilen olmak mı zor
yoksa bunca yıl kandırılmak mı
yoksa hep değersiz olupta yıllarca kullanılmak mı
bazen bir sonra ki sabaha dahi uyanmak istemiyorum
zor geliyor gururuma yediremiyorum
sırtımda ki bıçak izleri değilde
hani onu saplayan...
işte onun için canımı veririm demiştim ya
bak sözümde durdum...
o sırtımdan vurdu
ben canımı verdim...
hakan durhan. 23/7/26 1128
Kayıt Tarihi : 16.08.2026 04:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiir, yıllarca sevdiği ve uğruna büyük fedakârlıklar yaptığı insan tarafından kandırıldığını düşünen birinin içine kapanışını anlatır. Anlatıcı bazen geçmişteki güzel anılara tutunmaya çalışır; fakat her hatıranın ardından yaşanan gerçek yeniden karşısına çıkar. Konuşmak, yazmak ve hatta hissettiklerini tarif etmek bile giderek zorlaşır. Kalabalıkların içinde dahi peşini bırakmayan karanlık, ihanetin yalnızca bir ayrılık değil, insanın kendisine ve geçmişine duyduğu güveni de yıkan bir yara olduğunu gösterir. Şiirin sonundaki “o sırtımdan vurdu, ben canımı verdim” sözleri ise bütün anlatının özüne dönüşür: Anlatıcı, uğruna her şeyini verebileceği kişiden en ağır darbeyi aldığını düşünmektedir. Böylece şiir, sevginin ardından kalan kırgınlığın, değersizlik hissinin ve derin bir iç çöküşün itirafı hâline gelir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!