Bir şehrin bakışında kaldı gönlümün adresi,
Ben ağlayan, sen kavuşmadan uzak, aramızda uzun bir gurbet.
Ne bir haber geldi teselli diye, ne bir kavuşma müjdesi,
Yalnız hasret büyüdü, sessizliğin ekmeğiyle beslenerek.
Saçının gölgesi düştü hâlâ hayalimin duvarına,
Sen çekildin ama gölge kalmayı bildi bu yürekte.
Ne bir el sildi o gölgeyi, ne zaman kazıdı,
Ayrılık böyle işler, gideni değil, izini bırakır.
Bir vakit gözlerin benim kıblemdi, döndüğüm yer,
Şimdi kıblesiz kaldı bu yürek, hangi yöne yönelsin bilmez.
Ne bir yön belli, ne kavuşmak mümkün,
Yalnız beklemek kaldı, ki belki de en eski ibadettir bu.
Ayrılığı bir cellada benzetmem ben,
Cellat hiç olmazsa bir vuruşta keser, kurtarır canı.
Bu hasret yavaş yavaş işler, her gün biraz daha,
Ölmeden ölmeyi öğretir insana, sabırla.
Sana yazdığım mektubun mürekkebi kurudu bu gece,
Yarım kalan her satır bir iç çekiş oldu, havaya karıştı.
Ne bir postacı bulunur bu hasrete, ne bir adres,
Sözlerim sende değil, rüzgârın cebinde kaldı.
Bir gül vardı bahçemizde, hatırlarsın belki,
Sen gidince o gül de bir daha açmadı, sanki sana kefil olmuştu.
Şimdi diken kaldı yerinde, tenimi kanatan,
Güzelliğin gitmesi, güzelliğin kendisinden daha çok yakıyor.
Mesafe derler buna, ama bu bir yalan aslında,
Mesafe ölçülür, hasret ölçülemez, sınırı yok çünkü.
Sen binlerce kilometre ötede de olsan, bir sokak ötede de,
Kavuşamadığım her yer benim için aynı derecede uzak.
Ay her gece aynı yerden doğar, bilirim,
Ama sana baktığı gece ile bana baktığı gece aynı ay değildir artık.
Işığı bölünmüş sanki ikimiz arasında,
Yarısı sende parlıyor, yarısı bende sönüyor.
Şairler "sabret" der hep, kolaymış gibi,
Oysa sabır da bir çeşit yanmaktır, sadece dumansız.
İçten içe kor gibi tutar insanı,
Kimse görmez ama her nefes biraz daha kavurur.
Bu hicran burda bitsin, ama hasret bitmez bilirim,
Yarım kalan aşkların sesi olacaksak eğer biz de,
İşte bu, adı konmamış bir ayrılığın son mısraı,
Ne kavuşma bulur, ne teselli, yalnız yazılmakla avunur.
Kayıt Tarihi : 16.08.2026 04:28:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiir, birbirini seven fakat yolları ayrılmış iki insanın bitmeyen hasretini anlatır. Aralarındaki uzaklık yalnızca kilometrelerle değil; sessizlik, cevapsız mektuplar ve yarım kalmış hatıralarla büyümüştür. Geride kalan kişi, sevdiğinin yokluğundan çok bıraktığı izlerle yaşamaya devam eder. Bir gölge, solmuş bir gül, aynı gökyüzünde görülen ay ve yazılamayan mektuplar ayrılığın simgesine dönüşür. “Hicran”, kavuşma umudunun giderek azaldığı ama sevginin hâlâ terk edilemediği bir bekleyişin hikâyesidir. Çünkü bazı ayrılıklar bir anda bitmez; insanın içinde sessizce yaşamaya devam eder.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!