Bir gün herkes yalnız,
Bir gün herkes…
Herkes bir gün
Yalnız bir adam,
Yalnız bir kadın…
Andolsun tîne, andolsun zeytin dalına,
Andolsun Sina’da yanan vuslat narına!
İncir sofralar serer de bin dünya kârına,
Zeytin gümüş bir vakarla bürünür Hakk’ın nûruna.
Şu kudret elinden çıkan mukaddes sûrete,
Ölürsem eğer, tutar mısın bu soluğu kesilmiş ellerimi
Alır mısın avuçlarına, o hiç tatmadığım baharlarımı
Bastırır mısın koynuna, soğuk değmesin diye…
Nihayet buyur eder misin, şu derya-yı hüsranıma
Kaskatı bedenimi, şefkatinle kucaklar mısın
Yaralı bir gölge koynunda
Sükûtla büyüttüm seni, geceyi emzirerek,
Ben sustum…
Sen büyüdün, zamansız, yetimce
Bir yanda hasret, bir yanda hicran sızısı
Güneşin doğduğu yeri unutur gibi
Yola düşmek…
Beşparmak dağlarını,
Dalgın gözlerle Lefkoşa’ya seyreylemek
Bir yazar cemiyeti düşün




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!