Gecenin esareti üzerime düşer,
pullu tepe susar, allı tepe bir çift göz eder
kat harmanla harman olur rüya,
bir çocuk var, uykusuz: annesi yok ardında
ben, diyorum, ben hâlâ o sokağın çöküntüsüyüm
cam kırığında,
yutulmamış duada,
eksik kalan ezanım bir minarede
bir su sesi gelir içimden,
ne akacak bir ırmak var serimden
ne de susuzluktan kurumuş bir ten
çivisi çıkmış zamanın,
saati sol göğsümde kırılmış amanın
ve babam gelmemiş daha,
eli boş, omzu düşük, ismi unutulmuş gecenin
kardeşim gülmedi hiç
kurumuş nar ağacına bakar gibi bakıyorum hayata,
ve kendime soruyorum:
hangi toprağın alnına yazıldı bu kadar acı?
bir de siz vardınız,
dudakları mühürlü insanlar,
gülmeyi unutan suretlerin
ağlamaya susamış evlatları dünyanın
şimdi sus,
bir taş koy kalbine,
bir ateş sakla gözünde
çünkü bu vakitte,
öldürmeyen hasret,
yazgıyı bile utandırır bendimde
Kayıt Tarihi : 19.06.2026 10:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
GECENİN ESARETİ




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!