Yüzünde ilkbaharın unuttuğu bir sevinç,
Bakışların solmuş bir çocuk şarkısı
Ansızın geçtin gittin kalbimden,
Bir anlıktın, ömre sığmadın sen
Papatya, nazlı bir vedasın
Papatya, gidişine tanık kalsın
Gönlümde kırlangıç mıydın,
Göçer mi her bahar gelen?
Nar çiçekleriyle süslenmiş sabır,
Kan kırmızısı düşer içime erken…
Şalvarın savrulur yelde hoyrat hoyrat,
Nazlı yürümen düşer aklıma, hoyrat hoyrat
Bir gülüşün var ki, saklı bahçemde,
Toprağa düşen bir damla su gibi taze
Yollar uzun, yollar yorgun,
Sen yürü nazla, gözlerin durgun
Sarı saman, sarı şeker saçların gibi,
Güneş altında yanar, yakar, dağlar beni
Patozun sesi gelir uzaktan usul usul,
Ayıklar seni nazla, özenle, usul usul
Can sendeyken edersin feda
Seni, yalnız seni seviyorum
Her an yalnız seni seviyorum
Ben sadece seni seviyorum,
O siyah saçlarının,
O tatlı bakışlarının,
O edalı gülüşlerinin,
Yüzünde perde perde hazan
Çatlamış gülüşün, solgun aynalarda
Saklı bir mektup gibi, kim bilir kaç kalpte
Sesin ürkek bir melodi, dinlediğim her şarkıda
Gözlerin…
Yanlış mevsimde açmış bir nar çiçeği
Serçe bir kuştu
Gün görmedi ömrünce,
Gölge düştü kanadına,
Uçamadan düştü yere
Serçe usulca kıvrıldı,
Hüzünlü bulutlu gözlerin
Esaretine hapsoldu hayallerim
Sahipsiz kıyılarda
Adımladı beni çocukluğum
Dar kaldırımlarda
Kısa yolculuklarım
Sehere gidem de yollar uzun,
Ciğerime dokun, donsun hüzün
Saçının teline ağıt olayım,
Nefesinle doğup, gölgende solayım ne olur
İstersen bağırayım aşkım dağları aşsın,
Mağaranın sînesinde ah u feryâd,
Ebû Bekir titrer, gözleri abad
Nâr-ı hicrân sinelerde meş‘ûl,
Gönüller mahzun, baht-ı pür-mes’ûl




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!