Sen ki,
Yediği çanağa naks eden bir heves
Ben ki,
Çanağı gül sanıp sabırla yıkayan,
Bir secdeye yük olmuş hissiz hevesin:
Vefadan sorumlu tutulmam: nâ-merdanlık bilesin!
Hal nedir bilmezsin, hân nedir görmezsin,
Zandasın, ziyandasın
Sözde vücut bulmuş bir inkârsın
Aşk sanmışsın…Yazık!
İnanmışsın kendine,
Kibir humma’sı gibi kabarmışsın sefilliğine…
Körsün,
Nankörsün,
Hem zavallı hem müfteri
Ne istikamet gösterir ne itimat verirsin
Senin sû-i zannınla boyanmış kalbimde
İkbal mi sandın iltifatımı?
Gönlümde menzil sanırsın kendini,
Sükûtumdan okursun asaleti
Yolum uzun; sabırdan bir kervan,
Sen geçsen bile, değmezsin gönlüme
Gözlerin aynasız, sözlerin delilsiz,
Her kelâmın temelsiz, sahihsiz
Zülf-i siyahımda arar oldun istikbal,
Kendi cürmünü gölgemde yıkayan mahbal
Zandasın sen
Ziyanın celladı!
Bir kahkahayla geçerim
“Kader” sandığın o sahte ihtimallerden…
Zannettin ki,
Her tebessüm, gönül izharıdır,
Her suskunluk, bir rıza
Sözlerim şifadır düşmana değil,
Şahdamarımdan yakın olana
Senin meşrebin düşmez insanlıktan anlamaya
Kayıt Tarihi : 18.06.2026 14:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Gözlerin Aynasız, HAYIRSIZ, VEFASIZ İNSANLAR İÇİN




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!